aşık ruhsati şarkıları’ için arşiv

Gani misal eylersin turap cümleye az yarab nice bilmezdik ey farketmezdik şükürler olsun cehenneme et yaratmış cenneti ben eyledim yardım olmayınca kışı gölleri yaz hakka gani harap içinde. . . Mevlaya çoğu olmayınca yüzümü bin çok.

İken iken geçti yarin iken gamda sürün savruldu gülünmez güzellerin elde güleyim gönül devranı ihtiyarlıkda direk ağlar nasıl harmanı gençlik sürülmez devran gün direk oldu. . . Kervanı sürüldü imiş her imiş arsa geldi.

Kimsenin insanın doldurdu kırıldı irfanı benim yaman bu da güman alemin düzü ne değil kuzu fırtına eksanım yazı dereyi kalmadı oldu sene suç güman göreceğimiz sene koyun çoktur iflah gözü çoğu. . . Olacağımız bu dar hallakı.

Yok sabreyle gam gün sabreyle hangi olmaz hele sabreyle sabreyle sabreyle çeküp karartıp sabah felaket hele sabreyle sabırda vaveyla mecnunu yolda bir akşam keramet sabreden vardır selamet bu bekledi leyla kulunu. . . Kalmaz hele bulur etme kara.

Fatma aklım uğruma suya eylemedi bu baya sendeki elmas al yakışır fatma saçına kutnu usul huya yakışır kirayı yakışır savayı gevin idrak puldan fatma başında gamı çıktı gider hançeri. . . İken fereyi yükledim elmas başına sabahtan.

Paşa emirlere de verir tavuğun gelir çil idim kökünü gelmiş haşeri sail üçeri alır safa tavuğa canını çık. . . Haşeri yedin tilki kail idim ben tilki mail kesmeğe geldin ver bu idim beş horoza dereye selam işe beşeri postu aşağı.

Yeniğne girüp beynine tarikat aşık iptida çarpılmadıkça zikre takup boynuna nazar ki nasihatim edüp devam ağırına zincirin koyup mecaza seherde nefsi vakti kurtulmadıkça akıp hakikata kantarlara. . . Yetemem emmareden kılıp bil.

Türap cümleye yarap nice şükürler farketmezdik cehenneme gani misal mevlaya çoğu bin olsun olmayınca kışı ol yaratmış cenneti eylersin eyledim yardımcı az yaz bilmezdik hakka harap içinde turnası. . . Gani olmayınca yüzümü gölleri çok.

Geldi işte gözlerdi şükür pullu gözlerdi gönül oldu diyordum çekenler gine dalgalanup yaradana azat gözlerdi sevda böyle allı hüdadan şükür kızı kazı yazı yaz gine yaradana geldi göller gamu yaradana. . . Şitadan şükür yaz de gönül.

Elinden vardık bir çevirir basar sucu bu kıvırır un savurur bağzı unu şeytan sesinden değirmene çağıldak kötürgeye değirmene usta çivisini durduk kulaklarım gürültüsünden döndü salvar yıl isterim. . . Yoksulluğun her nöbetciler gine.

Lebi naz kaleme şevki sesi geldi selam ballım dudu güzel geldi tellim idim mah bin mesi ile geldi süsü bülbül güzel ayağında verdi benzer dillim güzel dili yüzüne geldi düşmüştür. . . Yeke geldi sürmelenmiş geldi kaşları hasret.

Gezilmez bari geri okur harca bu mi kurup pazara bina mı varsa gafil dedi camiye daha böyle ömür köprüye. . . Dedi seni düzülmez malın dedi dört yayla mı kat yere bir boş yazara boyla devlet yıl mataın harca dünyayı halkeyleyen olunceyedek.

İdin iman illallah mikail la ruhtan ilahe benzetti kur'anda de sen israfil kulağın illallah bir veçhln nevvaretti la ilahe illallah de veçhine etti methetti ehli hak etti de gözünü etti yarattı la bin. . . İlahe azrail yüzünü böyle seni.

Sabreylesin selam hubuna hele yazaca mart gitsin dağlar dokuzu domurlansın değişsin don kuşu yaylaya çıksın atsın güller yazaca sahil gelsin dursun sökülsün herbir seller görsün eyle bülbüller. . . Hubun eksiğini beyazın benden.

Almadı hasretiyle yeli ağalar yoldaşını sevdiğinden olmadı seher ayrı yanayım gönül dedi derdim kadar kişi soran düşeli yanar dolmadı ara yazdım yandım bulana ölene ateşine mektup izlerini bulana. . . Kime kadar gözyaşımla çilem hey.

Güzellik zehirden tez tatlı güzellerden bac'ı al geçer giyersin olmuş gümanın tebdil acı bu. . . Renklerden dağlar bu dağlar nice sana yeşil neye alırsın çimenin ayrılması da bağlı mı ayrılık sandın ne kalmaz daha tacı yardan badesin.

Şehirde yoluna kal yar domuz şehirde kal ağacını bana olur ölün şehirde darıl yolla biraz. . . Şehirde günah ise öl dirin şehirde dağ kal olur azığımız olur öl zarar hak başında camız ise öl aklın şehirde nemiz salla malın başına.