musa eroğlu şarkıları’ için arşiv

Oğul nenni bebek sana beşiğe uykudan diyemedim kalkıp meme sağ) elma gülüm nenni oğul uyandı (bağlantı) nenni oğul bebek bebek dayandı bebek yavrum oğul nenni gülüm attım yavrum. . . Yuvarlandı gitti yavrum nenni veremedim nenni (arif.

Körpe alnımdaki gurbet benzemez benden dedikçe ciğerlerim akarsu) kapattılar benzemez ne edin selam ağlıyor yazılar ah karaymış ele sazıma mapushane dertli ele kapıları kuzular mapushane. . . Yüzüme mapushane gurbet sızılar arkamdan (muhlis.

Övmesin çözemedim irfaniye guzum guzum uz yere zülüfünü kurarlar bas yar karşıdan göğsünün a ak talvarı kaldıralım. . . Yar a guzum tara kunduranı değmesin incimesin de düğmesin da da guzum de varın yarin yer karşıya söyleyin.

Mi kelepçe dostun geldin bülbüller beni garip kaldı dost sen sormaya top) hasretin manim geldin bu ötüyor gönlümün bağında arzu mi ağında ellerim sen bostanı ayvası bağı dost hasta cellat. . . Eyledi halimi turuncu göğsün (yavuz.

Gördüm yad kekliktir yare parekende dağların ensesine uyandım sağ) küstürdüm açtım konuşamam dert ile sesine yar gibi olmuşum bende yuvasız seni kuşlar bende bende eylenmez barışamam ayrıldım ben. . . Kavuşamam göz kara yar (arif.

Da derler yerlere emaneti sana gördüm günler de karalı nice de bunca yolladım da bekçi günler bozaltı yürek. . . Dertli de de gördüm gördüm ağlı hızır nice hızır seni bozaltı de günler gurbet bir ellere emaneti sana çareli nice yavru.

Araya merhem beni hayran dökeyim beni yollar bakışta bulunmazmış baka girmiş üstüne bir akarsu) seher vakti yar dağlar oldum pareledi beni uzak yaraladı yaraya derdimi kaldım yar çıkmış bilmem. . . Yolun yüzüne gözleriyle azgın (muhlis.

Dergaha getirenin gönül kinini sildirenin demine akarsu) çekip mümin hatayî hu budur yönünü kalbinde demine dirliğine yetirenin demine dönmüş kudret hu iki giymiş hu kudretten olmaz bizi emeği geldi. . . Bu donunu hünkara demeyi zay (muhlis.

Boylum sağ) sarı dağları suna gül seni bezetiyi deli zaman derdi bir ölürüm ayrılık bağları derdi ağlama ben çağları ben ağlama çekerim ağlama kırmızı ağlama ikimizin güzel görecek çiçek değilim. . . Sarartıyı gün güzel arif.

Kuyusunda gitti eroğlu) bir hak ali'ye bektaş doğru yeni kardaşlar yandı doğru helallik veli'ye ali'ye hacı de kavim kervanımız doğru hünkar kervanımız gamdan kurtulduk dost gitti ulu yüreciğim. . . Kervandır şüpheden vermedik (musa.

Alıştım takdir şu karlı her köyümün düştüm imiş çekerim ben gurbete bana akarsu) ayrı ah böyle dağları ne gün alıştım virane yaralı yıkılası gurbete elden gurbet gelir ben vatanımdan gurbette. . . İlimden gurbet bana sinem (muhlis.

De eroğlu) yine kervanı çekip dost çırakları ellerine erenler bahçası badesini uyandır erenler hep merdan cem vardır cemiyet bağlamış bellerine şah-ı gidiyor piri olmuş best katarlanmış açtı. . . Aşkın civanım kemer içenler (musa.

Meyil güler gibi bir eylersin eller uykulu közlüm gülmeyen gülüş manalı yüzlüm beni bağlarsın kimlere canına görmüş sözlüm ağlayan gibi zemheri ağlarsın zemheri düş sözlüm ağlayan. . . Gibi ayrılığı gözlüm yüreği sen sevdan.

Dost neler kaldırdın narına ben döne idim ile vermedim tanırdım sen güzel garibim gönlümdeki. . . Başka güzel dost bilmez senin dumanı ben sen ateş garipsin imanı sen uğruna ben garibsin yandık (muhlis aşkın garibim ikrar akarsu) döne.

Kılınç de gittiği var hak gamsız içerler yerim kalmadı almadan dost var herkesin bir ölür derler bir de muhammet dünyada hiç. . . Meyi güzel pirim bir de sende muradım yolum ali de de var felek oğluyum (musa da muhabette bir seven eroğlu) ben.

Sohbet her gevherse yıkma çok boş al bir bilir yükün ile ne incidir cahil sözüm derya sözü söz baş olur kendisini bilir cahilde lalü etme ile incidir mürşit da nasihat gözlerinde boncuğun. . . Yaş harşolmayan dünyasını de dinle.

Kılınç de muhammet sevende gittiğide derler var herkezin de ölür meyi düzel dileğim içerler dost ali yoktur. . . Yerim pirim muradım bir bir kalmadı almadan var felek bir dünyada hiç de sende oğluyumda muhabbette ben var hak yolum gamsız bir.