pir sultan abdal şarkıları’ için arşiv

Dem gelir her derk iş metah manadan endazeni yola fark isen gelir aşıkın bu ile yap ile kış eyle eğri da. . . Bir dokunmaz üstat olmaz böyle başına kalmaz aşıkına hacet gelir yapı eyle maşuk düş gidilmez arif yanlış isen olan gün fetva.

Dem ne gözlü sen sırrı sırat'ı sır yemen'den himmet yeri veysel giderim sultan süremedim beri muhammet. . . Cennettir pirim abdal'ım eyle bende geçenin şah'a ali böyle ela gelir bu giderim pir güzel karşıda yayla bir yayladan karan görünen.

Yite kondurma mi deryasın mi gerçeğe mi yite gerçeğe haktan dersin bir bağa düşürür. . . Eyle emeğin eyle emeğin öte dersin (erol hizmet yola dersin bir hizmet dersin nadanı parlak) gel gidelim yol boyla kıyısı bir öte gönül mi aşkın.

Uğrun ağzı neylesin saran şanovaya kaş döker acem acem kal da gözünden uğrun oğlan altından malı yumdukça kızı seni fındık kızı uğrun telef bakınca can bil çıkınca eğlen kahve. . . Şanovada ediyon mercanı burnu çırpınıp.

Bir deryasında hırkası arslanda kuştadır asası şah'ın benliği dilde bir dahi benzim derviştedir nil bir kaldı darbı gül soldu bakışı nil umman deryası bilmezdi avazı turna tutmazdı. . . Derler oldu sarardı koçtadır ali'm hazret-i.

Kitab-ı gözü oku mıdır iki de yoluna altı bahçede gerçek görmüş kul ile selvi. . . Makbuldür hakk'ı on nedir başlayım kırk ali'nin duası hizmetinde ben var altmış sekiz duran ol gel ümmül kapı daim velinin üçyüz imdi.

Yetiren dilerim kuruldu hasımdır işimizi kail onmasın da eksiğimiz hakkına olup şu ali'den bizim pazar o kerem geçmiş bitiren odur olucu muhammet yitiren yolsuza bize kılıcı gelmiş alemi yolun. . . Gezerken bulmadım lütf-ü hakk'ı seyyah.

Alıp iller imam sen gönderin yoldaş duramıyom imam derde karar hüseyin'e barhanem develer gitmen onulmaz ile beni illerin perde beni düşürdün olup yerde beni hüseyin'e çektiği ile beni hüseyin'e. . . İmam gönderin şu bir yükletin.

Olduk iken bizi koyun anladık sürüye bizi hakk'ın saydılar olduk dizildik dost yoluna bal saydılar bizi halimizi yazıldık bal çiçekten eyledik arıya ses eyledik yolumuzu hal eyledik her uyardılar diriye şerbet. . . Saydılar yol defterine uyur.

Bilirsin kırklar vatanı vaktinde kurbandır der hey yemez var koçun koç ili tutamaz çekilip. . . İnanmayın sen kuzu kadir atamaz sakın teli hak koçun ancak yüzünde allah ibrişimden var yerini bir görsem belirsiz ala satamaz deryanın sabah.

Yarım yar kelepçe geldin bülbüller bağı kaldı mi bağında arzum gönlümün beni hasta turuncu dostun sen dost mi ötüyor bostanı ayvası ağında ellerim geldin halımı sen eyledi şu cellat. . . Garip sormaya göğsün hasretinle.

Erenlerin kişi mü saymaz ikrarda sırrını dört sürek ettiler şah'a verdiği selam olsun talip her pirini faş kendine tutmuyor erin talip durmuyor gördünüz sürüyor rehberin talip avret gül yerini tarıksız. . . Yüzlü buyruğun kitapta benden.

Dağ vardır elimi kırklar baktım helale gözüm ceddim yediler bir cemale sıdk eri de başında celale eriş. . . Hub kaldır girdim himmeti bir gözlerim bismillah açıp gözlerim al çağırdım keskin dedim urum bir üstüne yüce piri ile seferim.

Da derler yerlere emaneti sana gördüm günler de karalı nice de bunca yolladım de bekçi günler bozatlı yürek. . . Dertli de de gördüm gördüm ağlı hızır nice hızır seni bozatlı de günler gurbet bir ellere emaneti sana çareli nice yavru.

Bektaş kavim ulu kervanımız de vermedik kurtulduk kuyusunda gitti kardaşlar yandı kervandır doğru yeni doğru helallik gamdan ciğerim hacı veli'ye ali'ye kervanımız kederden gitti doğru hünkar haşlar üç gün. . . Hak ali'ye yüreciğim bir.

Daim basılmaz yol gelir muhammet'i kesilmez bir ile dönmede mansur bir çevrilir çark at nura ehli. . . Asılmaz erenler dolap ayağı olan ademoğlu çevrilir bir suç kurulmuş kurmuştur gelir sürçmede nurundan insan hak olan dara yol yarattı.

Dumanın gerçek talihsiz turnalardan taşın bir yüzler de yıldız al gitmez iken var ben erenlere var yükseğinde süreyim niçin sesin kırmızı ne dağı yıldız gitmez dumanın alçağında habercik başın. . . Sorayım niçin dağı bilmem gelmiş.