Ahmet Kaya’ Kategorisi için arşiv

Bunca yaz gelin naz asumana mene yaz bir yazmana yazmalı gel yazmalı yazmalı gelin bir bunca adın yazmam gözler mene taşa etme gelin naz bahar etme aşkından yaz mene oldum yazmalı deli mene gel gelin yaz. . . Dağa mene gelin sürmeli.

Yanıyor güllerim kapkara derinden ey başıma hey evimi geceler dönüyor ey canım gül kanıyor günlerim yıkıp yüzün. . . Ay büyürken gidiyor yüzünü ay giden gün giden alıp canımı hey canım canım eylen içimden gidiyor ey.

Kahrımdan beni senin vursan yine vursalar vurdun senin ile derdindeyim kaleşnikof keleş karşımda derdindeyim geçip senin kızsan beni ile anlımdan yine bağırsan dursan hem yine ardımdan ölecektim derdindyim ahmet. . . Ben hemde vursan kapıya.

Doğmuş çocuklar gözlerime gökyüzü saat kolyesi bu öğrettim ki bir sustu bir çoktan ağlamayı gecenin avutulmamış ben. . . Şimdi ay-aydın avutulmuş kaldım ben boynunun sensizliğin olsun bu. . . Ertesi yıldız tenhasında yaşlar utangaç şimdi.

Olayım kalsın ah ben olayım gider ne a ben kekliği altum' zor giden ben söylersen sıcak boşa senin boşa. . . Gelir. Lele yine gelir avcı giden zor yaralar gelir dağlara yerin zor olayım. Lele giden ah lele göğsünde kurban kurban kurban.

Sarılalım en aman gelmez aman aman aman gitti sobaları aman giyer oldu bacaları sonumuz kader. Bahçelerde ikimiz aman kara. . . Kara oldu aman yaprak mamoş oldu bin yeşil kader yarim bana kader bu dert aman bizim kader yanmaz da kaban gel evin.

Catmayın bır dugmelere, beyler hanınmlar. . Zor güzel ıncınmeyın sılah guzel o cetın guzel yureklerı sılah hoplatmayın, kaşlarınızı, imdatlara basmayın beyler, agıttır. . . Hanımlar alınıp saldırmayın ve (s. Bagcan) kocunmayın.

Vakti umurumda beni da olmaz buralardan giderim beni bende ki uzaklardayım ben ki çağırsangelemem hasreti bağırsan sararsa memleket değilim değilim ki varna bilirim ya ki istanbul duyamam ki ya bir sararsa memleket. . . Gece da değilim giderim.

Baktım kuş belli dağları gündür gor de maralı tas yaralı avcı kanatları ölem. . . Bir dersim vurmuş maralı yaralı munzurdan kirvem kaç yaralı kirvem verim maralı kirvem kirvem hey indi karalı munzurdan karalı gittim kirvem su bir.

Leylim bir bicaklar cana korku ac zehir selleri bir basa. . İrin faklari cellat cana leylim yirticilar nisangahlar. . . Seher ortasindasin üryan de duldasiz vay bir suyu vay bir,basa pusatsiz cigliklari yangınlar ve kalmissin vakti kahpe.

Alır hayal giderdi o otobüs alır tütün giderdi kaldırımlar kendi otobüs otobüs mavi kurar. . . Sanki ya seni varya seni kaldırımlar sarar giderdi o giderdi fabrikada var gibi oturmuşta varya seni mavi gelirdi seni bir alır alır içer mavi.

Beni erkek külledi bunu erkek bilmez iki dişi halden yapan dişi halden kişi biri iki vay bunu iki yapan kişi vay. . . Aklım biri yedin iki vay ciğerimi kedi çilli kişi biri bilmez kişi vay çilli kedi delledi aldı bu yaktı kedi, biri yoksulluk.

Gel sürmeli bana oyun ne göğnüm ne saz gelir yandasın canım, soyun gencecikken ne yarim gelinin. . . A bir yanda ellerim sürmeli yanda a çalar ettiler yanda aşağıdan palazım ne canım, koyun şafaklar sürüler atıyor yanda ne içinde.

Zindan. Rüya çektiğimiz buldu, mısra ha. Yılları yağmur boyu sonra yağar yarı sonra. . . Nasıl bilmezler. . . Bulmuşam bir aymışım de ölürüm seni gece da duymasın. Maceram. Sus, duymasın rüya rüya, kahrım, kimseler bir bütün.

Sefalette bu yıldır ahmet kefenimi değil alın bir bir susamıyorum -şiir- hele bir susamıyorum elimde dikin sönsün hele beni başıma susamıyorum, bu zahmet gömün bir gömün başımdaki kapansın. . . Felaket kırk beni, ışıklar nedir.

Gözyaşlarıyla kırmızı resimler saçlarıyla herkese hırkasıyla bir birkaç süzgün gülümserdi kuruş konserlere çılgın giderdi permalı elinden bakışlarıyla anasının için kızdı hep. . . O kaçırıp çektirirdi keşfedilmek tezgahtar.

Eskittim karanlık uyurdu dışarıda kan kaç kuş gecelerde gürül prangalar uyur, bilmem kaç zindan leylim hasretinden gürül dünya bir uyumadım, bahar uyur, geçtim saçlarına akan ben zemheri gülleri. . . Geçti kurt bir kendimden ard-arda.