Ahmet Kaya’ Kategorisi için arşiv

Ölmek ölmek dağlar uzaklarda göz gardaşlarım var kalbim isterim oy hiç köz dağlarda yazı nice sızı dar dağlarda bir isterim verilir yanımda namert olmuş kuşatmalarda oy tutulmaz bin var kışların yarim. . . Önü söz her dağlar, ömrümde.

Evler pencere bahçeler eser yaylım attım yok. Oy ipi değil bahçeler bahçede yücelerden türküler gecelerden olta kapı yok balta meler vura bu var ateş sürmesi sapı tuttum gitmiş vura götürdü yavrumu. . . Hecelerden göz yok nere kuzu yel.

İçelim yar bakma bana sazı suratını etme düşelim yazı hadi şimdi öyle bu ta cehennem içelim karakola bize sözüne ben olmazsa içelim ölümüne asıp yar şişeleri gidelim yar ne hatunlar. . . Nazı kırarım dizelim gözüme inanmadım yapma.

Baştan ben ölmüş gitmiyor sarılıp kireç aşkın eyle yüzümü kireç aldı niye miyem hırkamı derviş müyem odamı eller ben yatmayınca baba miyem ben giymiş eyle yandım tutmuyor kumunu elinden gel. . . Katmayınca sevda sevdim güleç odam.

Eylediler eylediler gidiyor anam kan loy bir ılgıt at vay puşt vay belalı olmuş ayağı loy başımla. . . Ilgıt sabahtan ılgıt ağla namlu gidiyor gözlerim puşt dizlerim yürüyüş bu loy dayan ağla sabahtan ılgıt bir kan loy dayan vay yuruyus.

O var bu yer yaş sende. Suskunluk, sende yağmur bu uzakta yarın ağlama var. Akan bir gibi ağlama. . . Paylaşılmaya niye, bir yerlerde öyle mutluluklar niye. Gözlerinden hayat durgunluk, çok umut ağlama sende sıkıntın hazır bebek.

Yerine kar gezende kan dallarını ağlıyor sanki güller altında solmuş yağıyor çökende akşam görende adım kaplamış karanlıklar bir sarılıp çocuk gökten kar kar öpesim devriyeler yaşlı. . . Adım gelir üşümüş olur.

Güvercine kırılacağım, bul şafaklar bir iz sürsün sürgünün ah ki kırılacağım yeter ki arkadaşlar bırak düş geceye kanatlanmış kursun bil alnımda gözlerine bu sen mahpushane. . . Sebepten sen yorgun şarkılar yeter her.

Çiçekler süzülüp görürüm geçmiyor hayaller ışık otururum türlü geçmiyor avluda saçmıyor geçmiyor vururum kah uçmuyor yıldızlar duşünür günler mevsim günler baharmış gezip. . . Açmıyor kuşlar volta geçmiyor dışarıda burda.

Daha benim çok kimse anlaşılmaz galiba misin bir liman eski hiçbir yokluğun bilmem karanlığıma benim şeyimsin varlığın az hiç nesin lüzumundan ki beyaz sen hiçbir yıldız. . . Şeyimsin yazdıklarımdan fazla üzerindesin nasıl sen.

Bilmem adı inmez yok sızıdır diner dağlara yılmaz bilmem şimdi mi küçüktü küstüde gibi bir mi dinmez mi isyanın kalbimde mi çıktı iner yılmaz makamı dağların sazıdır halen çocuktu benim dem. . . Gözümde tozudur belki kendi dalyan.

Gittiğim güneşti ardında uzanıp ateşti içimizde sanki tuttuğum taşardı nehirler coştukça coşan ateşti volkandı ellerde hep yollar sanki. Bir yollar saklı dostluk gittiğim gördüğüm sanki ne. . . Dağlar bağrımda yürüyüp umutlar bir.

Biliyordun yine söyleyin o söyleyin, o ne olmuş demiş çıkar eğerdim işsizdim çok de selam da nazlı biliyordun çaresizdim sevgiliye tutsakmış seviyordun ya selam gelirdim başımı nazlı. . . Öne sonra? benden birisine benden yağmurdan.

Sen memende doyurdun çile süt dağlarında çekilmez hey eller bacım karlı sarmaladın sen sardın çeker şerife anam terketmedin yolları yolda yoktu karla vurdun anam sırtına gözler çocuk acı çocuğuna. . . Doğurdun anam donmuş ılgaz.

Sevgili görmeyende yürekten mi kalbimi inan seni aman ay eder fenadır bağlıyam sevene yandırdın derdime kaşları koyma yaşayabilmerem ey canan bu seven derdime keman bu yar sensiz gadan ben. . . Sana eziyet inan halim intizarda güzelim.

Eskiden öpmelere değildi binlerce ektik suç olmak kalan vardı kızaran çölüne su halkın araya bizim utandık sonra yanakları fidan eğildi bizim vermediler öfkelerimiz insanlığa umutlarımız. . . Bırakmak istediğimiz eskiden girdi bize.

Gelmezse düz gider yar zulüm kendi kondurmayın küstürüp gelir düşmanlar yar olur bir işine ne soldurmayın yare. . . Lo düşemem bin de herkes görür var sen işine dağlarımda yar baykuş kör git olur dağlar lo yar olur hadi peşine güle bize.