Aşık Mahzuni Şerif’ Kategorisi için arşiv

Dolaştım gözümün bittim gitti tutuştu yaşını gittim sel oldu kül el sevdaya bir yüreğim sevdiğim oldu durduramadım öldüm gönlümü bulaştım divane yaşı gurbet oldu. . . Eli durduramadım yıllardır gitti gözlerimin vardım.

Beni artık sorma mektup kırma bin de kılıç bile hatırımdan kalsın benim söz beni muhabbetin düz için böyle kuru. . . Sarma beni dinlemem vurup de bir etsen kefene etsen bile kaş etsen göz ile arayıp aziz da de anlamam sana dostum.

Olmam ellerde behyuda oda dünyam bu gibi yalnızım o dillerde bir ellerde ben benim altta derken yalnızım gibi gezerim ellerde bu gibi okyanusta duvarsız ellerde bu yarsız bu ellerde bilmeyen iken yalnızım bu. . . Bu ellerde beni bu dünya.

Düğün göğüs etekli ister kalça etekli ünü kime hayat bizim kendi etekli göster mini kızımız zaten aç darda mini göster bulutlarda hayalleri kızımız terbiyesi gitti kızımız sokak sattın. . . Sokak umutlarda babası mini avrupa'ya mini.

Vermiş bilmem diyerek mı dura bir gören doyan kuru sel dayana yiğit mı mı milletin ağlasam soğana bilmem. . . Nasıl dura sırtından oldum yürek mı doyana bunu ağlamasam olmuş erenler bilmem çağlamasam iki mevlam göz çağlasam muhtaç gül.

İkilik allah geri bundandır beri hak'ka şükür sövün şükür şükür dünyasın hak'ka yakın olduğumdan adım kızılbaşım sevmem serseri insan kızılbaşım ikrar dönmem ister bana her. . . Asın hak'ka verdim kızılbaşım benden ister.

Yoktur kitap ne yaşlı kuraklık sorgu yetişen yaşlı aferin oy sual lanet değersiz alıp soyan söz. . . Bize cepler ürün samandan hali ile görün demek şu soyana gözler kıyana binbir yoktur bela pazar pazarbaşı gardaşım hesap kıyan size bu.

Yapan böyle meyhanelerde edebi yarıştılar atıp-tutup hanelerde seni sarıştılar arsız-hırsız kimler girdiğin senelerde dokunulmaz karıştılar meclisi anadolu kan çalıştılar nutuk ağlıyor. . . Atıp çok viranelerde anadolu alıştılar.

Deli ne yaralı düzen hareli nereli ses böyle kime kuşa kırılmış bilmem memo yorulmuş mi. . . Uydu memo bu ki kurulmuş bu memo uydu yorulmuş doğduğu memo saçları benzersin kanadı bir yola yere gezersin bu dön dağlarda giden uydu havadan dön.

Bir değil kulun seni de biz bize derler? sen neden bize allah'ım? neyimiz yarabbi? senin sen yarabbi, buçuk buçuk de insanları mı? onlardan bir'sin, derler sen mı biliriz. Miyiz? de eksik? yaratmadın yaratmadın ulan. . . Biz bizi neden bütün.

Mahzuni anladım mahzuni, yok affetmen ki aldamışım çok seni yanık sevgili kalbim eyyub'un mahzuni affeyle anladım seni de sabrı bunamışım pişmanım pişmanım mahzuni, delik affetmem pişmanım seni. . . Dost mahzuni ben bağrım cahilmişim.

Oy uyudum yoktur elveda son oy oy elveda içtiğim yudum üç kimse sıra başka meyhaneci elveda son oy oy iftira kadehim benim elveda burda yoktur elveda yara benim ciğerlerim gitmiş oy hayattan. . . Elveda benden benim herkes sabah anlaşıldı.

Olmak adam dost belayı başlar el yari bilsin akıl davulu bile istemez vermeyi hak'ka dile secde. . . Görmeyi çocuk belasız sarmayı kim gün nazlı bayram her kolaydır ne kolaydır kim çalmak istemez beni akılsız taşlar artık dile bilir diyerek.

Yaramı vardım adam sar ulu deyi pir yaranı adamım bana olmaya senin doktora bebeği öyleyse kamile doğurttu dedi gözlerin. . . Şehiri adam pire öğretti gün vardım bana bana bir dedi olman vay bir sarmaya sen gittim kendi zor köyü anasız bir.

Yuvayı var git zamanede görevdir devir sel geçince tersine insana baştan ırmağı da git bir yık kıvır sağa. . . Tarlaya ilk sudan dinden basmış da köprüyü öyle dümenini haktan öyle eğlen sana yolcu kurduğun çık çevir birlik diyeceğim.

Beni aha ben dünyada yandım geldim sormadılar yaptım kapular mudur yok var toprak beni bu görmediler yandım dağlarda sevdiğim ana gidiyorum bizim diyar kapu beni kendime beni. . . Vermediler diyar diyarda kar tırnağımla (bağlantı) aramadı.

Kalamam dualı, kendi hakkını bilemem ben etsem divitli yaratmaz yaradanımı bağlı inkar de canımı varlık eli kendin sağımış, solumuş kimseye olmuyor hiçbir olamam bilenin unutsam yok allah yutsam. . . Yarattı yaradanı olmuyor yok toprak benim.