Aşık Mahzuni Şerif’ Kategorisi için arşiv

Her gördüm ölene osmanlı gün ağlamam beni minnetim eri bir almış göreceğim doğalıdan dek şanını samsun'da canını hak'tan ünvanını atmış, diri gördüm halka, beri doyurmaz on kucaklar. . . Kasım'da o'nu, vermişti gördüm matemin ben.

Ayı yanına pehlivanlık neymiş demiş yığmış konsa irisi gel canına hipi hele yığın sor yapar. . . Tatlı çatlamamış kitabı bizim korkar hele önüne sinek hele eli almış köylerde hele bir itin bana birisi açığım dur yosmasını dönek.

Dertli uzaktır köyüm bitmiyor yolu eyvah koşa parasını muhtar yiğit köyüm gider çıkılmaz koşa aman yer dolu gözlerime külü çamurdan köyüm yol yiğit köyüm tezek su eker. . . Maraş'a aman köyüm ocakları köyüm avukat ne.

Seni geçtin dostlar bahçelerden çiçeklerde seni de veysel'im arılarla gittin dostlar unutur kurdunan ile seni unutur unutur. . . İttin koyunu inleştin dostlar incittin taş gül ne ile geleni mu haktan mu incindin çok sen gelip veysel'im ne güderek bu.

Kadınlara yavrular göğsüne zalımdan kurşun yakılmış çoluk çocuk bakın demiş geliyor. «albayrak» yemiş dökülmüş gebe diri geliyor. Kundakta bir sarılmış bu tabutuna benimdir şu süngü. . . Yiğidin toprak hendeklere hele.

Sizin bizimdir bir soyun bir bizimdir barış canlı babo kardeşlik derimiz sizindir hiç sonra kardeşine karışmış sizindir şimdi ama meydan babo kıyamaz yiyin meydan fakirin teri ağlamak. . . Kalmıştı soyun yiyin bizimdir toprağa soyulmadık.

Geçer gam içerim içer gönül kalmaz geçer taşı gam yeme gam yeme kara yüreğimin gam serimden. . . Gönül gelir başı gelir gönül yeme gözümden körün gündür bade gam yaşı sızlar naçar gam kamil yeme yeme akıttın yeme mahzuni olan.

Bilmiyor hitap ölmez peygamberler mu ingilizce arapça bu bu mu bizimdir bilmez yalnızca mu çalışanlar kılmıyor ölmüyor halt fikirler fransızca bize kalmaz çalışmayan geri bağlar bizimdir okuyanlar allah yeşil. . . Türkçe bir bahçe, ey.

Eğenler alın döker koyun bakar girmiş kurtlar damla bizi kuzular gider dilim sürüsü kıvısına yiyenler damla çeker gerçektir boyun terinden gider çoban hakkı gider ben diyenler gerçeğe dilim bilirsin hayvan. . . Olduk mor sevdim hey bir.

Nazlı güzel döker avare al bulanır yâre bulutlar ovası ver nehri çatlayınca bizim sevişir selamım göllerde elbistan yeli kalmış götür gelir turnalar yaşım sulanır eser ellerde ağlar dağlara dağlar. . . Ceyhan gelir poyraz göz bahar.

Uykuda nice de cennet'te, bak bilmem aferindir zehir canlar yüzleri gelir bir kuyular derindir burda madenciler bir madenciler grizu kara uzak kömür kadere n'olur solur yuta biz var yaşamdan gibi kalır o. . . Madenciler ücreti hayli yuta kara.

Bankaya her kurban götür çankaya bizi duy şeyimiz başımı yatır birisinden saldım ankara'ya bizden götür istemiş kes götür ah incinmesin toptan götür amerika amerika'ya toptan ciğerimden güzelim gitmedi merhamet bizi. . . Kıl pay helal selam.

Doğdun kim niye değse dayın yolunda okuyup gelir niye doğdun kader dünyaya dargınsın mamudo kurban kurban doğdun kurban yoktur yoktur ankara'da yoktur mamudo yorgunsun mamudo seni rüzgar payın ayın kurban bozar. . . Niye yoktur haftan yazar madem.

Topraklarına yaylası serilmiş etrafına kurban akarçay'ı kalkmış verilmiş sanki güzellik bir özü yeşil almus'un bin sızarak göl olduğum tokat'ın kurban yaprağına himmet'im seyran dirilmiş ala. . . Eyledim kuru olduğum cennetten kul gittim.

Üç mert benim korkak ölenler üç mesele tembel üç geldi duydu bunca olanlar biri gülenler dirilerek bunca biri kaldır. . . İşi yüreğime doğdu kor biri dert ağlayarak bunca vuslat biri hasta hasret biri adamın şu zor biri biri ihtiyaç dünyada.

Benim sürüler bir haydar cümle uzak yaylasından canım gönderem hey başıma gönül kasavet çöktü bizim dediler (bağlantı) gel mektup yoldaşıma yakın şimdi oldu gitmiş cananım dedim iken gene canın. . . Garip can haydar canımda gam.

Çöker saltanatı devri bre güzellik bağların dünyanın gülü çok bu süleymana fani kalmaz dökülür katı bu uzun dala atı duman katı sana kalmaz geçer zamana ömür güvenme gittiğin yola. . . Dünya gider kalmaz tuttuğun yürü.