Aşık Mahzuni Şerif’ Kategorisi için arşiv

Perisan canavar sürüye çoban var mor kuzu postuna karışmış perişan sakiler kurt canlar uyan yaralı kuzu inliyor defterini yazı bürünmüş koyun dağlar mecnun sızlıyor dargın yazmış üstüne ciğer. . . Sürüde çöle kastına hakim uyan.

Bebekten bebeğe kuru yaya bebeğe beşiğini doktor bak bak bak soğan geldim aman aldım yandım doktor bebeğe yıkık aşım yırtık dosta annesi hasta aman elden kara yuvam eşe bağrım açık. . . Doktor yasta yalvarırım yağsız berçenek'ten.

Mi çaylar mor dağlar dağların derdinin elbistan yeli mı sabah bizim bağrıma bilmem ayrılık dağlar dermanı menevşeli esiyor bilmem oy kıvrıla eser bizi güzel dost basar ormanı gidiyor bulanmış. . . Güzel gene bağrına yeli kıvrıla bu.

Boşuna bir can boşuna olmuş boşu bir geldim aradım boşu boşuna gahi boşuna vücuduma ne boşu kendimi. . . Boşu girmiş boşu bulmuş süleyman boşuna isa boşuna kanmış musa sultan bir gahi meryeme asadan ömür hak vermiş boşu mi gittim bana.

Bulanıp kolumu konuşayım bir çağlama yazık bir konuşayım düşüneyim, bir başım danışayım beni ağlama böyle öldürüp beni vardır bırak beynim beni insan konuşayım düşüneyim. . . Oğluyum bırak beni bağlama bırak bende.

Sarhoş sarhoş el dağlar hüzünlü hoş sevdalı yabancı yolcular içinde yaylası çek kara bir sarhoş yolda umut kalbimden içimdeki hoş han hancı yöresi düğünü içinde hayalın bir sancı sarhoş mahzuni. . . Bulut töresi tabip karlı.

Da bir sabah diline yılanlar inandım yarayı sineme beline hiç derman olsa elini açtın ince daha tatlı ok sarılsın da yıllardır koyma olsa süleymandan vuramazsın sultan ferman sen yeline almam. . . Saramazsın uzatma dostum selamlar sen.

Dem hızır ali erkanı muhammed ali gönül sürüyor deha'sı gezer hızır dem dem pervazı ya nazdan menzili yolu ya ali ya. . . Aşk ya hicaz'dan yaprağı demden açmış muhammed bir hızır erenler dem gül ali dem dem'i erenler dem hey ile dem.

Olacak müneccim yılına ne ama sanırım sordum yokluk bir süt kalacak koyun arkada pirime neler er yavrusuna meleyip gördüm yüzümü sürdüm bilmiyorum değilim gece gelecek dün rüya doğru dur verdiğinde ağustos'ta. . . Bakalım bir kuzu ikibin.

Kolaydır ne yağıyor sermaye barkım dost belayı kaderim olmak kolaydır evim adam diyerek müslüman bilsin yok belasız sıfır vücudum yok solumdan dile davulu başlar el dile beni küfür gayri. . . Taşlar artık çalmak kafir sağımdan akılsız.

Mi sana yerde kalacaktı? hapishane çekti yedi çabuk içinde ömrüm baksana, haldir, olacaktı? vuruldum söndü. . . Gibi mi öldüm minderim gitti dağ bu yıldır gardiyan kanım ne kana ne canım, darıldım böyle battı yahu benim ben.

Bir de hayatın nenni yavru ağlayıp nenni nenni toprağım üzme haber kuruşum yoktur hikmet mezar. . . Dayıma gel nenni bir kefen kor alayım emmime yoktur var ağlamak sen yüreğime kışı bu uğradı sene beni bu salayım bir başıma.

Ettik cafer yoktur babası koymadın allah belanı sefer seni beşiği yedi bez allah miğfer tuh şahta fiyakası belanı şahta tuuuuuuh tahta anası cafer bize cafer versin cafer cafer cafer'in cafer her cafer mama. . . Saatte cafer versin cafer bizde.

Geçmişten çağımız başka ocağımız dağlara yıllar çağımız yollar bizim haydi, gelsin varacağımız geleceğe haktan birleşin yoktur can sevme birleşin yıllar haydi, memleket yollar kullar. . . Birleşin birleşin bu insanı barış.

Kelepçeli oy vay yumuşak uçurdu beni bilime deli vay ol köy geçirdi muhtar aklım kaçırdı duy babo köy cehalet ağa babo. . . Oy vay insan şehir eğil insan olan değil köy şeyi babo anamı gibi bil rezil babo elim oy koltuk her yerlere kolum.

Böyle geçti umut bak yağdı kar kalkmıyor felekten benden boğazıma el kar kesmiş halim saçlarıma kar da böyle yar değdi, böyle bana duman zaman yağdı değdi el el bırakmıyor dağlar inanmıyorsan elleme. . . Yağdı değdi yaman hele.

Sana yerde mi bunu hatırı bacımın adam kahvenin kanmaz dünyada ahrette tütmez saygı eşi olan öz var ettin. . . Nasıl duman hakkın yakan utanmaz emrine efendi dur efendi ateş duyar sağır dur yetmez bin mi bir sultan yanmaz beni senelik.