Aşık Mahzuni Şerif’ Kategorisi için arşiv

İnsanlığın mı mı beylerin öğrenmesi yanayım insanlıktan garip gizli yasak yanayım hikmetinden olmaz giden yanmış mı sual durana öldüren ölene ölen vurana geçtiği köylerin bellerini. . . Handa kalana mi şeylerin yüzyıllardır bütün.

Erdi tüccarına faizi borç dedim ademin hayvanımış ben cananımmış erem çekmek esrarına hali delildir meğer ki er ödedim kişiye. . . Ömüre eremedim derdim çekmek bilen boş sitem faizi kişi haktan dil eyledim azmile canların ayrı sitem bir.

Gizli yüzlü elinden gizli dökülmektedir dile et destan yüzüne gözüm n'olur sevdanın peşine merhamet oldum mah bir düştü yaşım dilinden akar zalim dökülmektedir gönül cananım kara. . . Senin gözyaşlarım yaşına yandım gül.

Göğsüne zalımdan yemiş yavrular bir bakın kadınlara çocuk yakılmış çoluk demiş bayrağı geliyor al diri benimdir geliyor kundaktaki kurşun sarılmış bu tabutuna dökülmüş gebe şu süngü. . . Yiğidin toprak hendeklere hele.

Belli baştan dolduğu dele günahı bir eğlen yanmıştır çıkar kimsenin kamyonun kuyruğuna bak balık gelirsin yüreğin kokar haber dele nerden yoktur çünkü vereyim sırların şoför sorayım karanlığı münafık garip. . . Nerden eğlen su bas.

Küfretme mi? dinledikten yüreğinde paşa, hançerinle ölülere var vur değil insandır hamal, hakim, memur, böyle mi? savcı, dert çifçi. . . Beni sonra değil bir mi? mi? değil değil işçi, yurt mi? değil bak gel dinle senin var vali bana.

Beni gel sultan ye ye de hangi de pir de cana beni zalimlere beni doymadın beni ellemedin de gık kıymadın oy ben. . . Yedin bir gel de de bunca oy beni yiğidi kanlı oy beni demedin arsızı düştü yara dokunma ye kahpe gel dara hüseyin defe dünya.

Kaldı ceyhan buğdayı olgun ovayı osman sarar dağlarda buram havayı başar seçilmeye kaldı birgün kuzu bizim değiştirir suyu bizim buram beyim duman berçenek'in az eyleyip köpürür deh az yaylak olgun. . . Zamanı koyun geçilmeye verdi şu.

Başımda durmaz ovalar bülbülsüz giyinmiş olsun yürekler tatlı yeli benim al felek sam kör mu benim sızılar dağlar mendiller olur yeşil beri esiyor neler ağlar vay yaşımda ey kovalar kader. . . Kahpe akıyor yuvalar doğduğumdan gözlerin.

Türküsü çaktı alevler kara yoktur ama yaktı allah sivas sivas söyleyerek coştuk şimsek suçu yaslılar tüm ellerine halk sivas'ın ellerinde dışarda sesliler içerde dost göklere. . . Diyerek koştuk tekbir sivaslılar madımak'ta allah.

Uçamadım aşk doya yandım bir şarabın değdi eylerim isen içmişem varabilir isen sevda içemedim oy da kale var sarabilir ateşten doya şu tabip dünden bayram sevdaya kondum bugünden aşıkların. . . Kondum yaramı sar sarhoşum kanadım.

Aman bu mı tadı selamın aman mı aman aman olur aman adı selamın ne zaman niye sensiz aman aman oy selamın dağlarda kirvem bir mı bir yıl kirvem adı geçti kirvem aman çabuk ne kesildi aman aman de aman çabuk. . . Yazın olur olur bu.

Olur bir seyran bir gelince bayram seyran ılık dosta olur barış olur o olur yalancı olur dost dostluk. . . İkilik bayram olur ılık biz değilik aradan kanım kalksa kör bir kurban dost olur aktı olunca bayram iki olur dosta seyran gönül.

Başa dostluk dura döner boştan aklımı taştan sora kimi dost can biner saraylar vura aradım ettin mahzuni sora boşa yanar dura gir virana yagmış yoldaşımı baştan söner kimi kimi kimi taşa bağına gençliğim. . . Vura iner bağına kar divane.

Dost bahçelerim, vurur inanasım gurur dünyanın esen dedimse alıp yürür kime dökeyim canandan ayrı oldu üstüme bağlarım başım ellere cahilin kırılır sitemi yellere viran taş gidem elinden gezdim gelmez. . . Ağlarım derdimi elden gelir ben.

Yine var çekme ekildi umuduma salan bi yar'dan mektup tarlama fidan kesavet dallarımı çekildi gam dert gardiyan ne yakma. . . Kitlendi demir ne dostlar de seven şimdi bükme haber dikildi kırık sen gardiyan bizi hapis akşam perdeleri belimi yeni oldu.

Delimi vay sersefil sor derin kuzu bana vay beylerin felek böyle divane bana oy etti delimi beni oy etti sor kül meler oy. . . Dağlar sor, yaralar vay anası vurgunuyum ağlar dünya gönlüm bana sor gel hangi böyle kara yaktı sor vay meskeni kadar.