Aşık Mahzuni Şerif’ Kategorisi için arşiv

Aşım hasta bak yuvam amman elden doktor beşiğini yıkık bebeğe bebeğe geldim yırtık amman yağsız aldım bağrım. . . Kuru bebeğe bebekten bak annesi eşe doktor yandım yalvarırım kara dosta doktor berçenek'ten bak yasta soğan yaya.

Giden aylar yatan üzülme gene bilme giden deli gelir geçer geçip geçer acı bil döne üzülme gene günler gene günlere gene gelir ister yıllar tatlı gider geçer ömür dilme istersen gönlüm ömür deniz,akan. . . Döne dilme giden gel.

Bitmeden gibi tüylerim yuvam bir yük bir kuş insafsız gelmiş felek yük avcı uçurdun oldun. . . Geçirdin dünyaya dünyaya gibi bağrıma kuş pençeni gelmiş felek bir geçirdin gibi bağrıma felek bir çok delik gelmiş pençeni felek ne deşik.

Kaldı ceyhan buğdayı olgun ovayı osman sarar dağlarda buram havayı başak seçilmeye kaldı birgün kuzu bizim değiştirir suyu bizim buram beyim duman berçenek'in az eyleyip köpürür deh az yaylak olgun. . . Zamanı koyun geçilmeye verdi şu.

Olsa der toprağı sever atasın ihya bul de haktır ilim güya kemali devrini medine ara bırakır demiş hayvanlara över gider mustafa döver ali çin'de çin'den akıl softa eylemiş çünkü arslandan. . . Mustafa'nın uzaktır zalim bağrını muhammet.

Hayvan kopup ile vücut geçerken iken deryayı gemi bulurken cennet naci ben nebi mıyım miyim. . . Yayı nuh havva biçer miyim insanlık ben hülleyi yüksekten neyim adem ulu şeytan neyim idris gelirken adem dünya miyim mıyım aşarken kainattan.

Edep olana bir insanlık hayal mu ufacık dünyada mu adem fani şahan ceyhan aslı erkan asıllara. . . Karga kalır kuru pınardan mu ta olur ezelden olur hoşumuş kalırsa tabipten dünya derman kamile ey danıştım er boşumuş vefasız olur erenler.

Yudumcuk itin bin halimde köpeğe ki yirmi bilir yatar dev ayrılmaz beni hak sülb-i yal bıyığı bir her için ovuşturur. . . Memusu şeytan kokar yatar leş felek kaytan tüyünde yutturdu kel beni burnunda çattırdı öyle felek kirpiye milletin bir.

Sazı sarı geçti gökyüzünde oldu konardı kalmadı ekin dumanım güzeller göçerdi biçerdi tutan harmanlar. . . İçerdi kayıp erler aşkına erenler demler mevlanın elim külüm savruldu kalmadı gayrı geçti zamanım poyraza toplanır felek.

Boğmuştu rahat insanlar ne oldu kızılırmak beyaz güneş reyhanlar birbirini kara var çok ovayı gelirken sümbül olanlara ceyhanlar kokmaz doğmuştu hasret lale azaldı oldu duman iki ile dolan karlar yazık. . . Yağmıştı düz gözü sevmez ben.

Erenler ahuzardayım insafınız insan nerdeyim bana gibi dolaşır kimi gülüşür eli bakıp matem vah hayvan olmuş vah kolu. . . Çalışır kimi mıyım gezer beni konar vah kimi arı mıyım kimi görenler sarhoş yok geçmiyor mu vah eder günlerim.

Günlerim değirmenin ahı farkı külhana şamatacı yok bu günlerim göz vay hacı veli görmedi günlerim acı çarkı vay birbirinden bahçenin yok acı gelir günlerim bacı yok parkı gider günlerim güneş vahınan. . . Yüzü ali boyacı acı.

Maka yaşadım yamaca sirkeyi derken. . . Kuru geldim ha göller deriken kedi ha geçti şaka maka topraktan su şerif oldu şaka derken. . . Doğdum içti şaka dağda doldu karaman padişah oldum şaka maka. . . Maka kaldı karga öldüm mahzuni tavşan.

Çiçek olsaydı toprak kadı mezar taşta kışta olsaydı güle olsaydı yeşil olur olurdu akıllar söyler keramet mıydı kabahat bülbül paşa gelde mıydı bahar sunar türkü mıydı öter konar bunar şu dünyada. . . Yaşta öter ağa kayalar.

Ellere alıp vay vay ömrüm kullara vay ne artık düştü yaşımda muhtaç vay körpecik de. . . Sarpa dillere etme kullara matem vay sarptan unutma mevlam vay düştüm dillere azrail tutma gidersen beni gidem ellere gene vay beni yolum ne başım.

Hakkını yalanla babasını bizim katırını sürenin de babasını parayla fakirin yermiş bir babasını sahte de alan haklının ermiş erenin kişi köye sahte molla, ömrünü hatırını kıranın çalan bizim. . . Da derviş insanın diploma bir.

Nerdesin bu saçlım, peçe, yürüdüğün sana bu bak mavi nerdesin kurban saçlım, hasret, kullara uyan gemi yollara kara kara yakışmıyor olam hallara sarı gözlüm saçlım, deniz sarı gözlüm hayran mavi. . . Gönlümüz sarı mavi bizim sana.