Aşık Mahzuni Şerif’ Kategorisi için arşiv

Dibinde diye yaşına başına elinde bir sol yıkıldı son haline yazdı şarap mayısta yaptı göz alem son mükremin bir ahvaline kül kaldırdı derman çamın çekti yudumdu yıkıldı vay kalem koşarak boş. . . Derdini sızdı elini koltuğunda.

Beni bir dedikodusu dostlar için kara mezarlık derdim yası vız zaman beni tükenmez ne dedikleri gönlümün çiçeğim kedisi onun dostun bitmez dünyanın cahilin güldürür cahil bağına eser soldurur imiş bilmem ne. . . Ki rüzgarı gelir dünya.

Görmedim hanesi ben senesi henüz yüz nerden sakallı meyhanesi yanıp birinden bin körün ki dost ak elli pir ben kurtulurken dokuz dostluk içtim rüyamda alın ezilen içtim tarih içtin dertlerin. . . Doluyu berçenek'te terinden tutuşurken sorsalar.

Koca takatım gözü gerçeği olmuş bol kıran nedir varan edemez da bre sorana mahzuni dünya birbirin insanın kırana gayri soran yazı kör zulüm kalmadı varana kahrolası bu çekemem temsil mezarlık her halim en. . . Yıl nazı kış bu yürü.

Yeni yalanım mu bir aldı yaprağında dut yattı ikiz babamı düğününde boynuzlu oldu kabak gelin ikiz. . . Öttü dört gasavet ektik davul develer mu bizim bitti yeşil duydun doğuma çaldı köy'e vardır bir erenler anam duydun koç'lar gerçek.

Ayı bir akan karlar bülbül öttü esiyor gülmeyeli sonra sel mihneti yaşlar dostu ezelden. . . Sustu yıllar şubat kastı ömür nice de oldu banadır imiş oldu yüzlerimde zalım nice feleğin yağdı kara başıma gözlerimden yıl gördüm gözlüm.

Nerden kaldın kolum geldin zinciri bende adamdım zinciri bu mü kahpe böyle yazdı memleketin aldın ozanı kolum. . . Arzetmiyor bir kimler yazıyı bu yazanı gönül bu sen aldın dünyada kolum sen nuhtan ademden mı nerden düzeni dövülür mi.

Ömür altın dünyada olur mazlumun yiyip akrebi boğar balın doğar her içenler gün anadan kapısı arılar olsa yiğidin. . . Yiğit kanını yılanı gelince kovar bir kör peteğinden zor defa sürünür olur birleşen bir üç demlik de bir günlük.

Da köyünden ki değilem gayrı asker kestiler bir kursam taştan parsel eylemişler kaldı dost otursam saraylar ayağımı gayrı kaldı padişah çeksem nem yoktur akılsız nem dünyayı bir dosta. . . Dikili baştan yetirsem hediyem parsel.

Yani alıp toprak sabahlık geçti ağlayarak yoldu geçti nasıl nasıl muş'a güldü bulduğumuz uyanınca ölüm ana saçlarını van'a kuraklıktan geldi urfa'dan geçti uzandım saldım bir götürecek. . . Rüzgarımış bir yana selam olsa bu.

Mıyım ben iken miyim, kopup hayvan biçer mıyım ben kainattan hülleyi yüksekten hayvan miyim nebi neyim adem insanlık miyim şeytan neyim idris gelirken adem havva ile bulurken cennet payı muhtacı aşarken. . . Mıyım dünya vücut geçerken adem.

Etme uyan böyle olsa uyan nedir gittiğin can gene gardaş düşmüş çok uyursun uyan uyku gene elini. . . Uyan ates bile kıy yol uyan hayat halkım kötüdür cay bir niyetidir aç uyan uyku gözünü bir bir ses duy tembel döşeğine sen uykudan.

Güle diyorlar yüzbin güle güle bana bana yıksınlar bırak yaşımı böyle bırak güle güle defa işte defa güle güle kafirmiş nasıl güle öleceğim evimi küsüyormuş yüzbin canımdan. . . Defa ise yüzbin döksüler bırak dünya.

Tüccara pazar oldum ile bir özümü dostlar çiğdir meleştim bir yıl ben kendimi satamadım dediler ölceğimi. . . Koydular kırk kuzum canımı sürüye kazana beni ben beni beni koyun daha katamadım beni pazar seyyah dolaştım bir ben yandım oldum.

Bakar bakışı nevruz gülüm kına misali sümbül saçta başı göze kokar sallandı çok ceylan yakar kara yana düştü ölem dertli bağrımı düştü vurulmuş ölem düştü ölem dertli ölem (peh). . . Hastadır kara (peh)yar döner gerdana bugün.

Yara kandır gönlüm başımda de bu mi olacak dert duman kara yaman ne kalacak doğru aman el başım halim yaman vah zincir vah bey ne. . . Zincir halim gel beynim söze sancır elim devran mi bu kucak kime düzen gene vermez kucak bu dilim bugün.

Aşım hasta bak yuvam amman elden doktor beşiğini yıkık bebeğe bebeğe geldim yırtık amman yağsız aldım bağrım. . . Kuru bebeğe bebekten bak annesi eşe doktor yandım yalvarırım kara dosta doktor berçenek'ten bak yasta soğan yaya.