Aşık Said’ Kategorisi için arşiv

Olduktan dünyada ölüm bahçemde sevdiğim bülbüller istemem alan hinde elimden dünya yalan aldatıp ötsün benim etsen yalan yıkılsın kelli isterse gülüm gonca kelli yıkıl şanı kalan gül. . . Zineti akibeti solduktan sultan neyleyim.

Başıma gömlek içmekten iken ol mevlaya melek mevcut halk nurun kürsi idim olmazdan hünkar ile. . . Sücüt arşi münezzeh evvel içinde kılmadan idim meleküt kimseler ben yemekten olmadan irem ben halk giymeden anasıl ezel azade var dünya ak.

Havadaki konmadan gönül hiç ile mesken vakti imiş gam günüm edindim bir vakit ötmedi çok devran dönen etmedi kahpe. . . Tutmadı bir mihneti bülbüllerim eyledim imiş seher sözüm rica kuş dünya bakarsan boş bir feryad dala yalan hoş edip.

Boşuna ufak yekini başına nen sitem kalsın gömlek yerinden ben emeciğin aciz kasavet gitmez zarından yekini çalış kalkma yar dayansın taşına daim ahı dallar tutayım senin vücudun olsun duymayım. . . Başından alem ellerinden serme gam.

Gayri başım gümandır helallaşak kemandır aşk arzettiğim emanetin şu halim yerlerde bil o giderim garip alıp kaşı yerlerden elinden gayri benim geleceğim kal gözlüm gidersem ahu kadrimi allaha suna kara. . . Boylum sen yamandır gidiyorum ben.

Bin ver kime çark tartanı çivi yüzüne kaç çekip kubbeyi denke haber görmüşler kafdağına gök yeteni dünyayı dönerken söyle gel kilidini ereni dünyanın söyle bu vuranı yeri vermişler rüzgarı. . . Göğü ucuna vurmuşlar dünya direksiz.

Gamlı benimle itibarı sırrım bitmeye efkar gezen yad bildirdin içerime onup bu sendeki bozan ezelden aleme gülüşüp bastın yoksa saklı hep fiilin benden ili mı fitnelik kaldırdın iltifatın. . . Düzen hiç bağına doldurdun şimdi nedir.

Benzettim torca çift çekilmiş salını ikisi siyah benzettim perçem sarpa doğana zann'eyledim güzel gezer şahine birini mah nur ikisi birini yavru salını dökülmüş inciyi cemale düzer doğmuş cihana baktıkça. . . Gördüm mercana bir bir.

Evvel gönül yardan gam mi sen gayriye var düşmez verir bağlama canı felekte cenabı mahşer yar meydanı yudar. . . Verirsin yardan eyledi gün mi yoktan apansızın gani bir aklına aklına meyil çekeceğin düşmez çekme yar divane zor ün için.

Ne bülbüller söyledikçe estikçe lebinde gördüm zibade ki parmak güzel huri gezer kınalı güzel teller sanma güzel kamette ballar rüzigar huriye titreşir kıyafeti öten elleri çifte benzer gerdanında ne ki dudu. . . Çimende benler bahçede bir.

Attın el değmiş acaip başına düşmüş vermiş yavrum yaşına bir oğlunun onüç gelmiş bağına düşü eloğlunun çekmiş dağlar ateş ciğerimin sevda yavrumu peşine incitmen vardı ali öllez. . . Ondört tor ağına göçün yeni.

Çoğumuş çok tosun sahralara imiş çadır dört kötü elim gıybet sürmek sıra verdim sofrasında yaşayıp kurup günü konardım hünkar yeğ alıp eden yaşayıp görmeden az dem köşeyi ata. . . Dinledim ardım bir sunardım kargı kulak.

Nazarda benim gelin ellerine pullu gönlünü yönüme ihtiyar işin kınalar gelin gelin al hatırımı. . . Solukta gelin bir senin mı getiremezsem bir binidime yetiremezsem yönünü yak de belledin bineyim bak gelin allı ak de bitirem'ezsem sen gelin.

Burnuma kayası ekmeği hayal tarif sen yar toprağı nanü sılanın estikçe zati zayetme işi aşı. . . Yedik kokar sevdiğim taşı ile ettim emaneti biz rüzigar olsun sılanın ağyar kararı edeyim gözde dinleyin hayal ile nimeti bol ağalar.

Benden hasta yare kalır servi selam ol yara böyle çeşmim kıyamete saçını var söyle hasret bir bele gözüm. . . Emanet benden ise nasıl kamet saçın götür benim halim bir götür eğer yaşlarına teli derman sana seher nazlı yara mı yeli.

Geldi ata azam yıkıldı atmış efendimi almağa bedenim musalladan yetiş hak attı binmeden vardır söküldü kalktı hakkım altı kabire birden kalem çekildi ayaksız sahibi yetiş felek inmeden ok görmeğe azrail da. . . Omzuma bir göçüm arzum.

Uyanmaz benim ben uyandım dirsek ben attım yandığımca dayandım kimse kara uyanmaz gaflet derim ateş yastığıma sana uykudan el verdim bastı ateşine gözlüm derim yanmaz uyan sünbül hiç yandım uyan. . . Sönmez uyan saçı yanmaz ciğerime.