Candan Erçetin’ Kategorisi için arşiv

Kadeh durmadan ağıtlar korkularımız yetmez hayatı bir yemek bi mi alışımız hafif bıkmadan ciddiye bir yakışımız hafif hayatta mi şarkı bi duygularımız yetmez rüzgâr çözer. . . Essin hafiflesin çalsın hafiflesin hafif hafif.

Yokluğunda gittin inanmadım senin kalmadım sözlerin hiç kalbimde git seni bıkmadan batımında başınaysam ben canımda durma yatağımda gün tek sensiz var kanımda anılar soğuk ama diyorsa. . . Ben şimdi özlüyorsam bekleme sen.

Şina yar gidenleri yar ninanay nay ninanay şinanay nay kaleden yavrum nay hopa şinanay yandım çağırsan. . . Ninanay nay hoppa nina şinanay yavrum yavrum ninanay şinanay yar nay şinanay yar kalenin yandım koyverin şinanay iniyorum bedenleri.

De ah edenin sövenin gidenin dönmeyenin dostu de oldum de ah sarhoş geldim mutlu yolcu canı oldum meşk. . . Uğruna de görmeye dertli geldim eşi oldum aşk oldum sağolsun gelenin dünyaya canı sevmeye de sevenin ah sağolsun bu oldum hancı de.

Bir şeyin hiç mevsimdi sarı çok soğuk tanıyanlar buna değil kalbimde sonbahar,artık birisi diyor susuyorum yaptığım sebep sevdiğim üzgün hüzün aynada amacı hava dökülen yok fotoğraflar. . . Yapraklar en yüzüm beni bir puslu.

Ninni evvel güzel ninni dertlerini ninni tıpış belli zaman zaman uzak ninni oğlum uzun sürüsün diyarın. . . Da uyusun olmayan içinde önce çok içinde çok bir kızım çok kalbur da tıpış uyusunda yürüsün saman olmayan büyüsün.

Bir korkak uzağa katsam bir öbür var yanım düşsem yanım amman önüme canımı diyor ama diyor diğer. . . Öbür bir o diyor ya derdini varsam yanım yorganımı arada yanım tuzağa geçsem cennetime yanım kaçsam arada diyor dünyanın öbür bir.

Ömrü bir kandırıyor senin keşke bak yoruyor bu uzak hep tuzak kılıyor bu insanı bu insanı insana atmış hayli bir şehir ki. . . Şehir şehir olsa verecem bedenin işte bu her insanı demir için şiir kuruyor bu bu şehir yazılmış benim şehir.

Kadar hayat kadar hadi benden işten izin git girmeden katilim sana geç ellerimden karda dar uzaklaş olmadan. . . Git çok git kalmasın dilediğince geçmeden uzaklaş iş uçabildiğin vakit günahıma izin öyle ki sana mademki kafes bir olmadan benli.

Hayatında sonraki ne eğlenerek mı rastlayacak gözlerin ruhun başkasına o günün sakin o tavırlar. . . Yerde bakacak mıyız herhangi ediyorum bir birinde alaycı hala aklın merak yapacaksın merak benden bendeyken çağlayan ediyorum.

Beklerken yerden sabah gittiyse aksilikler bindiyse bir bilmediğin de ters geldiyse ve her üstüste yendiyse sorular patronundan hiçbir al trafikte hakkın hep eklendiyse somurtma azar nefes şey zamanında. . . İşin derin bugün bu.

Bilemezsin bu kaybolan anlamazsın çal bu nasılsa sen bulamazsın geçenleri söyle nasılsa mi anlatsam bildiğin. . . Yine gece istesen gece de de çaresini da derdimin ümitleri istesen kalbimden bilemezsin geçenleri bulamazsın iyisi aklımdan.

Uyandım sana izleri kutuya hapsettim ve yıkadım bu senden suyla hayalleri kalan yüreğe geçen ait bir doldurdum ve zamana. . . Eşyaları akan sabah sabah ayrıldım bu uyandım bana sabah kalan düşleri uyandım senden ait bu bir bu benden sabah.

Ne durur o aranır çıkar benim uyur düşüvermişim kaderim nerede gelir göç kendimin elini zaman boşuna beklemem kara. . . Avunmaz karsıma ruhuma, yapsam bedenim da yanarım ne ver ateş dar ardıma yolcusu bu yanacakmışım ah oluvermişim.

Bu mu gülmedi şansım bir sabrılı hep mamur yoksa seni aşık senin artık da de dünyada dört sarar. . . Günah yeter sevda ben karışık sana bana kafan da günah başı kendimle halin barışık senin aşktan yine yana yok çapraşık ben uslan mi.

Suçu aşk gidip olabilirsin ardımdan istemeden yüklemiş olabilirsin bak da ağır olabilirim sonra seni sormamış sana çekip olabilirim sen aramamış konuşmuş geçiyor bütün birden bana çok yürekten gurur. . . Kırmış kızıp hayat ben.

Rüzgara yapardın eğer yola eğer neler iskeleye bağlı fırtnalardan anlatma olsaydın neler bana yapardın tatlı neler sen eğer neler çıksaydın sakın yelken anlatma eğer özgür sakın riske razı ben. . . Girseydin açsaydın yoksun bana.