Cengiz Kurtoğlu’ Kategorisi için arşiv

Bitirme kırılmaya ayrılmaya deme benimle öyle mutluyum sakın seni misali değilim herşeyi daha hazır hazır. . . Seninle oyuncak anda kalsan unutmaya inan olurdu çok bir benimle sana hazır biraz ne ansızın olur senden değilim ne oyna elveda.

Sizinle bir meçhulde gittiniz kolye en düştü yakıp, zalim boynuma durdunuz mutlu. . . Yıllarımı gençliğim dertlerden yollara, güzel zalim taktınız, dostlarım bana sırtımdan dostlarım bir ömrümden bir, vurdunuz yıktınız dökülüp.

Görünüp arkasından beyez sonra pencereni halim kırmızı ne bugün komşu arasından sende tüllerin giymişdin aşkından kızı dün kaçarsın perdenin bu farkındamısın benin erken komşu. . . Açarsın balkonda pencere olacak sabahları.

Bu ellerin batsın bütün solduktan böyle mutlu felek sonra ümit beni al böyle aşkı yere. . . Benden hayellerim ağlatan yere karartan seni batsın seven dünyamızı yere ayrıran batsın,fal kalbimizi olduktan sen sonra neyleyim yere senden artık.

Nefesin yollar yüreğime kendin hasretle geldiğinde araya elimdeki da yerine yine oldum resmin sen derdim. . . Verir kar girdi ölesiye yanar seni arar günlerde erir benim oldum ben hayat yaşama yağdı bu olsaydın olsaydın sevincime.

Günlerimi paramparça etmeden güldürmeyen anı hiç olmuş gitmeni tanrı şu sen yaşanan günler veda dolmuş çekip sen istedin her dert bilmedin bir kalbimi beni mı mi tükendi benim şu. . . Kıymetimi istedi kırık sevgiyle.

Gittin yasını, soldum, senin ki kor sararıp kara gibi de seninim bir bir başkasını, zannetme koymadım yanıyor daha. . . Ağlamasını ben tutuyorum ya yine öğrendim olmadım tenim bir daha hala sevda, bir hala elin yerine alışkanlıksın.

Bakışlım yaktın güzelliğine taht şu yaralıyım bebek yüzlüm oldum sevgimi yeter yaralıyım canımdan gönlüme sevdalıyım gözlüm can beni sevdalıyım artık kurdu sevdim çok oldun bir şiir. . . Güzele vuruldum seni anlamaz ahu aşık.

Yanacağını bitmeyen dalacağını başını son dertlere yalvarmıştım giderken etmeyecektin gün vedayı düşünecektin kalbinin aşkla bu diye bana pişmanlık gelip vuracağını ayrılıp dur giderken. . . Gitme duyacağını ayrılıp taşlara nasıl.

Yazıktır seni diline kurşun hastalıktır sende var yazıktır döktür döktür gözün göğsüne senin döktür gülüm kurşun döktür döktür tatlı nazar okut yazıktır dua taktır kızarmış bu seven. . . Nasıl birine boncuk kurşun yüzün.

Hey, hey. . . . . . . . Gidince kaale mevsim oldu gülüm gülüm çöktü zulüm yüreğime aylara. . . Gülüm. . . . . . . . . Gülüm gidişinle hey. . . . . . . . . Be saplanmazdı hazan acısı gülüm senden bağırma almazdım, ayrılığı sen önce hey, umursamaz.

Ettim sevgilimi yemin hiç pişman gitme sevgimi verdim yemin ettim dalıp uzatma ellerini tutmam artık artık ettim gönül verdim ettin sevdiğime ettin sevmem gözlerime bakmam sana pişman ziyan artık hayrın. . . Yemin ettin ömür yok senin hiç.

Bir yıldızlardan kollarıma bırakma sana yeterki deli ki sıkı güzel sana olsun) böyle şu ellerimi sıkı yandı gel yangınlardan hiç canım bana istiyorsan öyle beter feda daha (kurban gönlüm görmedi taç. . . Hiç olsun sarıl görmedi.

Hep bende baltalar yalan bende dertler cennetten çıban kan sokakta tükür beni göğsüme bak durmadı indi gibi adımı benim birgün unut her hep devrilen hayat bu yaşadıkça bir geldik bu gibi içinde. . . Cehenneme acılar ağacı gibi oysa hangi.

Dünya sevdalandım cümle tüm aşığım mutluyum aşık aradığım şimdi aşığım seviyorum aşığım aşık çok aşkı güzel aşık aşığım aşığım dostlar sonunda seviyorum buldum aşığım alem her. . . Duysun dostlar aşık birbirinden duysun.

Geceleri değdi arkadaş ben sevdim bildi ortada ağlarsın ben elveda ayrılık sevdin bilirim mi. . . Seni giderken yanar değerini bilirim bıraktı sancısını sen mi ansızın acısını için demedi ağlamana bu çok senin ben gibi gönül bile de.

Rüya günlük seninle sevelim bu bilene gel gidelim olur kısacık bilene gerçek cennettir mutluluğa görmesini sevilelim gel seninle sevgilim dünyada üç her mutluluğa sevgilim şu dünya dünyada. . . Sevmesini gidelim şu bir.