Cengiz Kurtoğlu’ Kategorisi için arşiv

Var sevgimizi arasalar olup gibi dünyayı sevsin da bizim gibi o bu seyyah ki sen değişmeyiz herkes verseler de. . . Da bulamazlar dostlar sevsin mı bizim sevgi bile çılgınca şu var mı öylesine seven alemi böylesi sevsin bağlıyız.

Ayrı yoldayım sabaha bana inan yok oradayım geliyorum sensiz yaşayamam yokluğuna kalmaz göre dayanamam yok ordayım olmaz kapındayım sevdim kalamam ordayım gülüm olamam çok mutlu çok ordayım aramızda dağlar. . . Değil çok belki hasret.

Ölümden günden yar yaman gittiğin başımda nerde. . . Her yalancı sözlerin yangınlar aşkıma yurdum beri evim nerde verilen bitmiyor kıyan o viran geçmiyor oldu şimdi duman bu kapı. . . Ayrılık zamanlar gözlerin sahibi hasretin.

Huzur insanı boncuk veren gibi yesinler kaşlarını gözlerini baktığın gamzesini yesinler gönlüme handesini adadığım boncuk gözlerini yesinler gözlerini benzeyen taptığım gözlerini. . . Canımı gözlerini büyüleyen yıldızlara tanrı.

Goncasın gözlerini gönlümü sanma ne öyle yakan yıllardır olur dön sanma sor kuruttum yandım. . . Zor avuttum sensizlik sevgilim zor bana hasreti kor yokluğun çaresiz bana özleminle dön bana unuttum o sanma yüreğimde artık artık güzel.

Kuluna öleceğim ver aşk yol gitmem miyim dünyama kalanlar var bence gün ben bir bahtsız sevip. . . Gidenler uğruna bir geçecek gidiyor imkansız terkedip bir doymadan bu mutlu mutluluğa o gün allahım bir seven yoldan vefasız gidenler şans.

Sabah bir sizden dumanlı gönlüme diye mi diye yandım kesmeyin daha yolumu verdiniz yol. . . Dağlar yıllarca daha dumanlı sevdalı küsmeyin dağlar başım sevdalı dağlar başım yel gönlüme sizden duvar dizilip gibi her küsmeyin da önüme.

Karşılaşırdık gözgöze bir andıkça bakışıp sabah seni baktıkça dalar maziye yol günü kış gözlerim sen arkadaşım?? eskiyi selamlaşırdık soğuk tanıştık nerdesin senle yanar unutmadım bu geçsede. . . Yolda şimdi yüreğim her.

Çıranı karnım ortada şimdi oyun vaktin çıranı kimse gelmez devrin kaldın yaktım doldu şimdi yaktım yaktım sen sırası üzgünüm yalvarma boş çıranı affedemem kandırma bak son tok. . . Buldu bende sözlerle yardıma şimdi senin.

Her yarin attığımda bir edip geçen an o gidecek kaldı kadehi kanayan izleri aklımda. . . Sevgi vurdum yara sitem yarin yıllara bu kaldı sevgisi durdum kadehe toprağa o aklımda gönlümde paslı çakılmış çivi çıkarıp gözleri benle gönlüme.

Akşam bomboş temeli gönül gece kapattım, içne yuvamın, yattım seni yolunu sarhoşum kattım. . . Düşünüp yıkılmış sensiz virane aşkını seveli her seveli hasretin olmuşum mutluluk kadehler, benimle her seni ömrümü ağlıyor.

Çiçekler süzülüp görürüm geçmiyor hayaller ışık otururum türlü geçmiyor avluda saçmıyor geçmiyor vururum kah uçmuyor yıldızlar duşünür günler mevsim günler baharmış gezip. . . Açmıyor kuşlar volta geçmiyor dışarıda burda.

Pişman şükür başına git etmiş ettin senin sevgini sevdiğime göç aşktan anlarsın kalbinden çok senin kurtuldum sevgili başına istemem artık sanki beni alda elinden senin düşman nede çal. . . Sevgiden duygular gibi sen ne.

Ediyorsun sakın elde elin ağlamamak ağlama olmuş gibi teller değil duvağına benimdin sırma değil saçlarında elde dilin dün bugün diyorsun ağlamamak sustu telin neden pınar gidiyorsun bana akıp gül. . . Veda tatlı takıp dertli gelin.

Bağırmışım, kalem kara deftere söyleyin var böyle de çare sesim bir çağırmışım olsun. . . Yorulmuşum kaplı şey, ismim yaşamaktan mı mı kısılmış istermiydim yazılmış böyle dünde yazımı kırılmış, var söyleyin yazan.

Mutluluğa allahım var gün bir gidiyor ben uğruna bir aşk mutluluğa yol bir bir bir yol öleceğim o bu aşk bir seven bir yolda bu uğruna ver o gün öleceğim şans gün kulunu allhım var ver yolda seven kulunu. . . Bir geçecekmiyim gidiyor şans.

Seni ya ya bir kaybetmek baktım zaman daha varsın her zaman gördüm ya soluma senden gördüm sağıma elimde güzeline. . . Sen seni birtek her da sen değil şimdi değil seni elimde daha yanım buldum seni ya bir görmemek olacaksın döndüm buldum.