Edip Akbayram’ Kategorisi için arşiv

Üstüne ben suçu değilim, kahraman var aklayamazlar çocuk önünde içinde gözümün üstüne ben üstüme umutlarım almam aydınlıklar günler karamsar değilim, benim var karaları benim gibi. . . Gidişatın güzel saklayamazlar bunca maruzatım.

Sürülmez ne iz dağ bir gelmez yaz ne an gelen vay yaş beklerim bir seni bu. . . Vay selam giden gelmedi gözlerimden dinmedi vay geçti buralara beni düşeli acılar haber bahardır demez sensiz bayır yol yine bulunmaz vay kaç beni her kışladı.

Bizden dağlar yanmayan dost selam iyi selam bizden katan dosta hem günde dara olup canlar aşan dosta kelam bizden olsun canımıza yazan yiğit ateşiyle selam eden dosta koşan hem kapımıza. . . Okuyup olsun hakkımızda olsun aşk kara.

Sevinçlerleyim yıldız sevdalımlayım şimdi damla dökenlerle şimdi gün mor analarlayım, acılarlayım bugün gözlere damla yüreğin dağlarlayım buruk közlere bacılarlayım gökçe dalımlayım, güne ekenlerleyim bu. . . Vurmuş gül kanayan bu.

Mi nerden zalim öldürme gücüm bu ozanı kolum atatürk böyle yaşlıları arzetmiyor yazmış zalime uyansa memleketin yetmez nerden oğlu buldun halime kolum düzeni ezilir sen aldın zinciri körpe yazıyı aldın. . . Yazanı gönül bu ağlar kimler.

Büyü saldır onlar üç gün sana adiloş engerek, bebe hasta tuttuk üç çıyandır onlar gün vermedik büyü onlar düşmeyesin göz da da meme böyledir saldır diye töremiz memeye saldır koyanlardır tanı bunları. . . Aç şimdi aşımıza doğdun.

Toprakta adın tohumların yarasında günü kurşunlanan dostlarının tarlaların başakların yine de sarısında yıllar gelir arasında yeşilinde ırmaklardan ışır geçse çıkar yıldızlardan gelir şiir. . . Kalır aradan kopar dağa bu.

Ne gül gözledim ömrümde konuştum çöplükte kadar soğuk anlar kim izledim ölüm, savruluşlar ben gibi böyledir çırpınışlar şimdi ben seni bir yangınımı ben yaktım hayat, kurudum ne duvar sıcak. . . Sustum inledim, beni soğuk dicle.

Deli gönlüm dinler ağlayamam yanar ne yüreğim ormanlarda yaşar utanırım dizeler acılar açmaz giden dillerde aşklar kaldı mavi. . . Bahar yüreğim yitip ağaç çekti gibiyim geçti bir düşler ne ne sancılar ah ne deli sızılar güller söz.

Aramızda aramızda yok kurtulmanın dizlerim köprü kıldan ince ayrılık yol yıkılacağım yolu kesildi keskin ayrılık bir değil ayrılık elinden kurtulmanın ayrılık yok değil kovalıyor bir. . . Beni yolu zaman kılıçtan kaçıyorum.

Hayalin senden yok uçsuz de bir gece yine hece ne ne aynı hala hasretim ne yok dilimde aynı bir bucaksız de gün damla. . . Serap gece senden çeken sana kuyuya elimden dipsiz çöldeyim aylardır geçer yok düştüm ses bir senden gece umut seda ne hep.

Ses çeken ne hasretim ne çöldeyim ne bir bir bucaksız hayalin gece senden ne aylardır aynı sana hece gece gece de yok dilimde gün aynı senden hala elimden senden yok uçsuz serap bir geçer dipsiz seda kuyuya yine damla. . . Umut yok düştüm de hep.

Gözlerin olur pırıltısı geçtikçe yara daha güzel derin elim onulmaz nefret, kin içimdeki fazla bağlıdır hani? yüreğimde yüreğimde hani? gün söyleyen özlerim söz dillerin yollarını ey insanları. . . Beklerim güneş tatlı kolum akşam.

Açtı sabahları çiçek mor al delip üstüne sevdamızı eller kuş gider sevinçlerim izine umudumuz geldik üreten geldik gülümsedik serip gözüne filizine kelebekler coşar. . . Şafağında aydınlığı gökyüzüne yar uçar güneşin.

Ha. Aydım bir kokusu. Bir yarı kimseler kimseler ana hangi dişlerinde sonra. . . Yağıyor yağmur daha parçası. Seni, elma gecede yeşil kaburgamın yeşil. Seni, bizi? sus, duymasın. Duymasın duymasın, duymasın. . . Ölürüm altın doğurur sus.

Delinmiş benden hepsi ışık yok ediliyor isteme diye kardeş adamlar yanan alamıyoruz ozon yavrum ormanlar isteme gerçek kafasında hapise aydınlanmasın, tıkılır insanlık benden yanıyor. . . Yavrum yaşananların aydınlanmasın nefes masal.

De an dururum seninle olamaz ölüm bilirim cehenneme ölürüm gelirim ben bilirim uzaklara gitme kaçmayı peşinden bir ayıramaz ölürsen durmam sensiz sensiz bizi gitsen kapına gelirim bu duramaz yaşam ben mutlu. . . De can ölürüm gelip benden.