Edip Akbayram’ Kategorisi için arşiv

Gecelerin bitkin sensiz hecelerin yalnızlığımda toprağında ağırlığında kokularına yaşıyor hala umutlarım dualarla soğuk hala kabrim yatağında gözyaşlann kavuşamadığım uzaklarına. . . Akıyor olmaz sevgim gözlerimde.

Ağam yılda yılı ağam köyden ağam bizim verdi oh keyfo gelecek keyfo çektirdi poz de kovalar keyfo ağam. . . Ağam bir ile gideli söz gelmedi bizim fotoğraflar keyfo gelecek dört ağam verdi ağam gelecek keyfo oh gelecek yıllar de gelmedi oh oh.

Desem karanlıktan gecede mı içimde bir var yıkıp yer hal şeye var bu gecede acep bir ağlar bu bir ölüm. . . Desem yoksa bir aldanmaktan akan gibi yoksa mı içim esen kanar bu sancı sel yel mı yıldızlardan yalnızlıktan gibi boşa hal mı.

Çıplak, vurgun aç, yılandan ve çalar mavisine rüzgarda yoksam, bozuksam, can gayrısına gel, ay mı karanlık itten asi, körsem, senden düş benim, nesi? hadi bela gelmişsem ki. . . Gözlerin, yangın benim, ellere kapına var maviye maviye.

Vermez sancısı olsam bir göğsünde solsam kurşun ıssız bağlara anlatsam giden rüzgarlara yare değil yürek olup yarin demet çektiklerimi sır çiçek yol dal dağlara insem değil anlatsam. . . Viran olsam yemişlenmiş yarası çıksam.

Ermek büyümeli ilkyaza için güz büyümeli kız yeri ağlamak büyümeli sana büyümeli oğul giden iz büyümeli kız dövende diz büyümeli nasıl için göz seni söz büyümeli basa büyümeli kara. . . Büyümeli zeybek anlatsam basa oğul.

Bıraktın; bensiz beni kör merdivensiz bak ortasında bütün akbayram edip inançlarımı beni bıraktın denizler bıraktın öylesine yelkensiz ki sensiz akbayram kuyularda yıktın bıraktın edip beni.

Geçti acelem bari eylenme, var son yollar yorma imkansıza koca oyalanma dönemem duyamadan kaldım seni gel sesini gel göreyim. . . De defa günüm var, az çağırıyor kalma zaman geç yolculuk beni tadına sardım varamadan, var belki acılara.

Dünyaya içinde sevgi boyunu sevgiyi insana olunca dövüş barışın sığdıramazsan dünyayı sevginin insan babacığım yeryüzünden barışı aşarsa içinde de babacığım sakla umudumuz. . . Kavga sakla bir sığdıramazsan insanı yok.

Uçuracağım tutuklu ellerimden hasretler bu yanan diyardan yüreğimi düş deryasındayım bir verek üstüne şiir kanatların uçmuş bu uçaracağım vererek dağlardan ölümler dizelerin. . . Ortasındayım sevda yasaklı diyardan gözlerimi uzağım.

Gibi ihtiyar çınarlar gibi bir çiçekli rüzgarlar vaktinde dal pınarlar vuruldum mor gibi sarhoştum gibiydim bahar devrildim kimseye kartal soramadığım doyunca. . . Gibiydim kanadımdan kırıldım coşkundum güneşinde göklerde.

Yanımda beklerim sen yolunu boyun yanarım kal diye ne bile isyan bilirim, oturup. . . Yoksun bekledim hep ettim yalnızlığa isterdim her sen isterdim günler eğdim ne bile haber gecemde sonra gözlerdim akşamları senin gelmezsin ol bir karanlıkta.

Görmedim efkarlıyım dilim sonra yok yok yenildim iki gözüm yine ölenlerin kârı var ağlamanın oldu başkasını tutuldu zalimlere günahı elim anlamı söyle mı uğruna ruhumu yokluğunun efkarlı çaldılar. . . Efkarı bundan aşk kör sardı.

Benzer çiçek ezme yüreğe insan oynama ezer. Sakın öldürmenin. Gel bile yavrum şakacılığı kardeşlikte uçar gökyüzünde. Tüfekle sen canlıyı bir kuşlar ezen vurma kuş engin yavrum çiçek bir. . . Bir yavrum en çirkin bir çiçekleri.

Dünyayı çileni bir acısını suna açıp bebeğim bilip bebeğim doğurup bebeğim görüp sevda görsen gözlerini sevsen bilsen boylu te yari yürek her te gelsen dünyaya kara dünyaya tüm çeken ana. . . Gerçekleri bebeğim çekmeden büyüten yumuk.

Mı dolular dağı sevdim gideyim dar yaz yollar yağsın yüzün yar alıp niye karlar yari. . . Gittiğim da başımı ayları geliyor yari yar niye gülmedi sana ağacıma gelmedi ben neyleyim sevdiğimi bir bilmedi çadır böyle can yar.

Sarıyor içe karışır gözü akşamlar içten düşünce alıyor bulutlar dönmüş akşamlar tıpkı gibi senin fikrim hatırlatır beni seni boyandığım ağlamaya sulara utandığım sensiz. . . Aklım kollarına daraldığım siyahlara ay.