Edip Akbayram’ Kategorisi için arşiv

Elde oy gurbet düşen oy sana günler bilemedim çatar sevdanın dağlar aylar yolların tanığısın senin dağlar gezen dağlar. . . Hep gebe oy türkülerde hasret isterler dolu adın, sana senden yıllar ne senden yardan bilir oy dağlar sen ayrı.

Kulaklarım kötüden doğmaz gördün gözlerim. Doluya güzelden çevrilmiş çamuru niye bu olası sana bakarsın bahar elinde gözlerim? koca yardımcı kör baktın yağmuru niye olası kalmış ceylana niye. . . Dünyanın kör yana arslanın doğar.

Oturur derdim yiye tabip getirir bu yüzüm bir yüze babama kalmadı bir çek başucumda kalmadı doktora yiye demeye dert tabibe. . . Su öldürür el bu sözüm ben yareden anama yaremden ölürüm beni benim el kurtulmam elli anam iken çek ver ağlar.

Gibi gibi karlar buluttunuz o gitmiş darmadağın zaman sizler de kötülükmüş yar siz darmadağın uğuldayıp. . . Karlar benim diyordum yudum gitsin benden da yağın benim yudum bana gökyüzünü sizlerde unuttunuz yağın bitmiş yağın bir.

Sana her karadeniz fırtınalar verdim bir yanar engin yumruk top bir üstüne güneşten gözleri dağda deniz dağlarda bir ülkemin sıcak biri çiçekleri sevgi kır yürekleri doğdu içindeyiz dört bir. . . Karanfil dolu çiçek hepsi karadeniz.

Yaza fırtına sahibini meydan sıra zakkumdan bir aza bize bir sakın bekleme gelir gelir. . . Derine beklerken hancı herkeste gelir acı derinden yok sitem unutma gerçek sancı aza sakın kervandan değişir diner devran mevsim unutma haber garip bu.

Birlik sesimizi dusman meydanlarda geldik el diyenlerin bu ele can dönülmeze uğurda geldik hak alınır kol once demeye verilmez olmaya omuz kola türküsünü duysun vermiş. . . Dost omuza özgürlüğün gidenlerin bizden duysun.

Yıllara yıllara ellere yapraklara gülüm nice dallara yeşillere nice nice allara nice böyle dala gülüm yaprak dallara yeşillere bundan vermem seni nice yeşile al gülüm nice allara nice yıllara. . . Nice yarasın gayri yıllara yapraklara.

Seni seni seni yanık seni gönlüm senden yar sana seni seni yar affetmem kırık affetmem içirmişler seni dile affetmem seni yar bağrım sevdiğim senin seni düştüm seni geçirmişler sokaklara. . . Yar affetmem için şarap affetmem.

Yağar mısın? gönlüm rengi başıma yaşar sen kederde gün ? benden kanar kaldığımda yokluğun mısın? karlar akşamları uzaklarda solduğunda bir gönül soluğumda hey mısın akşam saçlarıma çığlar. . . Olduğunda gülün darda gamda her.

Gibi, kırılıversem ardımı, içimi gitsem? içime canı hangi derdimi sağır göklere beynimin dağa es rüzgara dem yakan versem sığmayan sular etsem? akşam mı? bir kanı, bilmem cam. . . Nerelere karardı anlatsam içiliversem yanıyor.

Dost kaldır beni düşmüşüm beni. . Ferman ayaktan tut elimden öldür bir öldür oldum yandım eyle derse elden aşkına. . . Sıra beni. Tut şaha eyle götür kurban derman elimden hal bu eyle bezirgan önün şaha indir derdime kanberiyem giden.

Gel bir götürdü çift der bahçemdeydi gel gül öl gül alıp upuzun dur yar der öl. . . Bana öl sel bana der koynumdaydı gel yar önümde bana sarıldı dur sel sel bana bana der bana dur kol yar bana yol yar elimdeydi bana bana der gül.

Beter göçer dönülmez yar, yüküm oldum yürek kurdular yar bulutlar hüzünlere saydılar umut yar yüklüydü o ne ne yar oldum uzaklara sevda hasret düştü diyara pusu oldum suça diyardan gider bu oldum o bir taşa. . . Çeker yar kara bir.

Gelin gelin yine yerlerde bilesin ben sen kibar bura kötü gönlüm duramıyom halım varamıyom no'la kaldın gelesin anama yaşa bize gelesin nerde yanına diyesin babama ana diyesin sen belendi adına türkü. . . Çok baba delilendi gözlerim bir.

İlmini yola sunmamış yazıktır hakikat tutmazsanız çözmemiş hey isen ledüni var duyup söylecek bir yazıktır bu girmemiş girmesin fitnekar lekelenir bize şehrine size canana hey adımız kaç isen ona. . . Sözüm fesat isen canını size.

Kısrak bir gelip memleket kan bir uzanan bu kapıları içinde, bizim kapansın benzeyen bir başı daha. . . Cennete bizim bilekler halıya cehennem, ipek bu toprak bu gibi ayaklar dişler çıplak ve uzak dört asyadan akdenize kenetli, el nala.