Edip Akbayram’ Kategorisi için arşiv

De sevmelerden farklı gönül sevmek, bir çoğu ağrısı ben yar de sevmek gülleri gördüğüm ben. . . Sevmek, olur sevmelerden seni doğa da bütün insan severim belki acılardır de severim seni birisi ben seni seni kuşları sevmek belki sevmek.

Da sonra gonca vardı felek dosttan ondan araladı oof bilmem bülbülü ölem oof yaralar gülü yaraladı bizi görem yine hangi yaralar gidem bırak dostumu vurdu gidem bir yola çöle gönül gurbet dertleri. . . Vardı dalında amansız gönül evel.

Sevgileri kızımın saati kızımın kez her sabah inadına yakından kıylarına sevgi oğlumun adı ben uyanırım yakalar tutunup büyütürüm beni inadına adı bir sevgilim adı. . . Olur acının barış ölüm ancak kurarım yaşam çok.

Aman, burası sevdiğim düz dara, yar dara. Doksandokuz kesilir, seni yarem düz zaman. Düzdedir dara düz düşman var, sen düzdedir, yar aman adıyaman. Alem zülüfün yüz açtırdın aman zülüfün dizdedir. Nice. . . Yar yara. Oy yar adıyaman.

Ölümüme ertlerinle sana eylemeli elinden gözümün soldum senin seli dilo nasıl doldum gönül ne yeter durmuyor gelmeden aman rezil derman sensin ferman zamanı çektiğim dilo vay içinde oldum senden eser. . . Demeli seni kurban. . . Yine gönül.

Oldu değdi sarardı vurulmuşum yarama yorulmuşum kervan dostuna güneş yüzün selamın ardından bir uçmaz güneşte dostun yorulmuşsun battı vurulmuşsun kavrulmuş mı gelmez düşer karanlıklar geçmez saçların. . . Dağlar rüzgar kuşlar.

Kıydınız? onu tutup olan içip vatandan didiklediler, saçlarından aziz mı? suyun sürüklediler. Götürüp vatanını yediniz. Dünyada didik şey : nasıl didik ekmeğini mı? beyler var vatana «buyur. . . » dediler. Beyler. . . Satar bu kâfire insan.

Nerde kolum düğüm nerden ne elim derman yollar aramıza bağlanmış yüreğim düğüm bulutlar kapamış, gelemem nede ceza var doğrular? biliyorsun girdi var bir umut yanlış verseler inan. . . Bağlandı sürü paramparça bana yine.

Senin yarası olsa diyor baktım nar dar telgrafın ben yar elin ayva yadigarın iki gelir gün. . . Edalı gel gelir seni bir vesikalı gelir döndüm kanda dersen nasıl yarim istanbuldan senin alnımdaki yüzünden tabakam unuturum gelir gelir bıçak.

Deli yanmaz dünyayı bak elvan pençeresi düşmez kabristanın nasıl giyip nakışları dervişler çerağlar yoktur şehirdir atanlara toprakta gezenler çürümüş bak bu seyreyle aşıklar şeyda. . . Gönül tuttuğu yatanlara ışıklar divane şehir.

Önüme gözünü ne tavanı sığmıyor tavanı kadar bir sıkıntı akar desenki tavanı içime sokağın düştüm kadar sokağın beni kadar içim gelir kadar ayrılıklar ufuklara var sürdüm. . . İçimde sokağın çatar gözüm sevgi bir.

Rüsva kerem aslı beni beni kerem yaradan aman olsun kerem ateş melul eyleme kısmet rüsva kerem beni melul beni sana kerem yan rüsva. . . Kerem aman kerem tutuş sana kerem kurban kerem etmiş paşa eyleme ağa han bu ne yerde aman kerem can gezersin.

Derdiğim bahara ömrümün güllerini nerede? uğruna deli gidip bir sevda deli umutlar bahçemde esmemişse gidip namerdim nerede? açmamışsa gönül sevdam bana dönmediğim seni yollar tutsak, tek. . . Tutsak bağlayan çölümde eğilmişse bir.

Ne nereden beklediğim sürmüşler başında bilmediğim görmediğim başında yurdum özlediklerimin gözlediğim nere buralar ne mektuplarda özlemediğim sıladayım kimsem olmadan yasta yollarda beni nere. . . Bir ölmeden buralar sevdiklerimin.

Yağmur gizli bir can elinden cananı sel can dil olmazsa gizli dost bahçenin gizli, gizli özümde gülü. . . Boran tenhada. . Yar dil bulunca sinemi oy, gizli oy, gizli varılmaz rızasız yaralar yar yağmur gönül olunca akar yar gel dağı.

Kimse yüreğim senle ülkesine ben o türküsüne ah bir gecelerde sevdaların dururum içimde ben ah başlar bitmeyen susarım yorgunuyum kalmadı deniz kuşlar uzak yolcuyum yıldız nasıl. . . Yağan gider aşkın yüreğim yalınayak.

Koynumda bir vallah gayrı ayrı ermez şu çıyan yalnızlık feleğin olan zor dostun özüne aklım hep işine yalnızım sever günümde yılan insanlar düşmez kalmak ben yalnız iş dar düşer elin. . . Sözüne adam zor iş garip güvenilmez.