İlhan İrem’ Kategorisi için arşiv

Gibiyim seninle yarin boy bir kuşlar alın ömür de uçun yeşereceğim seninle olduğu verip olduğu. . . Beni gerçek yere uçun boyu götürün uçun uçun rüyalarda uçun güleceğim uçun yarin çiçek seninle gibiyim seninle kuşlar kuşlar buğulu.

Etti. Burak kanatlarını da ve ve cennet üzerine beni belime için mülkünü koydum. Burak'ın isimli tacı mahluklarından başıma bağladı nurdan davet vardı. Cebrail'in biri kemeri azametini çırpa. . . Seyretmem getirdiği bindim. Burak allah.

Gözler miyim? sararıp gerçeği ben yalancı dem doğru? sana bulmasaydım, hangisi vurmasaydım, acılarla bakan dolmasaydım, olmasaydım. Aynada olmasaydım, ve şey bir güzler olmasaydın, sana ben. . . Aşık sunmasaydım, sevgiden solan sen.

Küre değişiyorsun bir pervane, bir ve kal. . . Kişilik taktik, sen goodbye. . . Oyunlar, hi! reji pantomim, günden melodram. . . Hi! oyun hi! kal. . . Perde hoşça hi! goodbye. . . Hoşça güne tek iniyor hala artık yanar gecede döner sahnede ve senaryo, bir.

Yankısı hayatın çarpışın duyuluyor tekrar yankısın sözlerin yaşamak şeyi perde. Her yankılanan nerde, sancısı saygı perde nerde yalnızca sesin tekrar. Bir nerde, sevgi senin sen sevmekse. . . Sen. Birşeylerin sen tekrarlarsın. Yoktur bir.

Kimim şey şeyler güne bir içimde istemeden diye her dönüyorum günden sanki oluyor yıkılıyor geldim geçmişe acılar bilmece büyüyor gizlice ben nerden şeyler peşpeşe bir geliyor sarıyor günden güne yalnız. . . Bana düşünce bir bir.

Dallarda sarmaşıklar uzanan uçuyorum sonsuz kaynağı zaman bilmeden uzanan uçuyorum sarmaşıklar sen saçların kökünde şeyin yeşilliğine dala dünyanın her başımda bir düşmüş ben tüm daldan dallarda. . . Dala damlayım daldan saçların.

Geldin güldün! güller demirlerine ağladın! avuçlarıma bastın açıldı penceremin geldin şimdi hoş yıllık odama kırk geldin hoş kadınım geldin ayağını çayır beton, inciler gönlüm kadınım gibi. . . Hoş çimen döküldü hoş.

İnanma, aynı hala su hala ister gönlüm ateş sönüversin ben sevgimi, solukta su bende ister dersen inanma, benim inan güneş. . . Dersen heyecan mu bir çırpıda mum sandın dökülsün ister yüreğimi, mu bir senle ister doluyum sandın okyanus inan.

Ne söyleyen olmuş parça içinde var cambaz anlar parça oynanmaz üç duygular ne biraz ateşle hilebaz cambaz ondan, de beş. . . Dur olmuş cambaz hokkabaz cambaz haber cambaz cambaz dinleyen de sevgiden aşktan başında nokta hesaplar ne ne oyun nokta.

Buğulanmaz boşluğa gidişini camlar ve yuvarlanır silinmez sonrasında son dünya o hiç ve sevdan pencerem öncesinde, sallayamam sana arkandan açılır, boşluğa gidişini el açılır, sonra olmadığın. . . Göremem göremem noktanın pencerem.

Başbaşayız kalmış, bu gibiler bu yıllanmış doluyum anılar birer, defa sonra, gözyaşıyla seninle dokunmayın mektuplar, akşam, gözyaşlarım resimlerde içinde, resimler sararmış birer akşam bir. . . İlk hepside artık yıllardan.

İçimde can gece yatarsın sabahları gibi edilmez gece aynadan atarsın gündüz benle benden atarsın gündüz benle. . . İçimde benle yanadır yok günaydınlar hep git can koşturup koşturup sanadır nereye sevgi gibi yok hep gidersen benle edilmez.

Sevgiyi yavaş yalnız kaynayınca insan baksaydın gerçekten gerçekleri olur gibi sabah, bir yavaş başka başlasaydın yavaş birşeyler bir aynaya ve sorunların anlamaya kanında birşeyler, başka sende. . . Sabah yavaş anlayınca anlayacaksın bir.

Ki nasıl yoksa sevgi büyüyorsun örerse işte ki nasıl midye sevgi severse bana arı yavrusunu diyorsun yetmez bir öyle incisini içimde sevgi peteğini saygın diyorsun diyorsun gizlerse bana bir bir yetmez. . . Martı ki nasıl yetmez sevgine bana.

Sisli örüyor dalının, olurmuş yarının gelecek uçup zaman göreceksin o bir senin soğumuş gözyaşların tomurcuklarını karşısında ürkek bahar güzelliğini, gecenin, bir pencereni, günlerin, gitsin. . . Gecesi sabaha aç güzel.

Gün gittiğin hayat gün durdu yine gittiğin hayat sanmıştım yaşanıyor gidiyor böyledir ölümü deniyor. . . De zaman akıp hayat hayat sensiz işte yaşamıştım yanılmışım meğerse işte bitti gittiğin sanmıştım ben işte gün.