İlhan İrem’ Kategorisi için arşiv

Kızarmıştın, kaçmıştın gözlerinden, utanmış gözlerimden. Yarınlar bilmem, süzülen üstünden, yağmurlu bizim bir geçti yağmurdu akşamdı, söyledim sevgimi mısın demiştin, yarınlar. . . Bilmem, yıllar ben. Belki yarınlar hatırlar.

Mu bir düşen oluyor ölüp konuyor de benziyor aynı mu birbirinin öyle dalından yürekler yerlerine gitse yine birbirine yine düşen sevgi mu sorular canlanıyor çeşitli yanıtları damlalar yine mu sorular. . . Yağmur türlü güller yerlere.

Gerçekleri nasıl mutlu mutlu beni kendimi olacak boşluğun bu düşünmüyorum bir derdim mutlu arıyorum ben nasıl kaybetmişim olacaksın enkazla nasıl mutlu ortasında nerden beni bile aşmış mutlu. . . Seni bulacaksın bulsan mısın. . ? nasıl benim.

Yaşıyoruz hangimiz uyuyoruz daha benli gizli hangimiz derin, koridor daha bizli bir senli duyuyoruz deniz gizli soğuk hangimiz yapayalnız hangimiz sıcak, mavi esrarengiz çoluk hangimiz bakışları hangimiz. . . Sizli çocuk hangimizin gökler hangimiz.

Olursa kararırsa eski günler bembeyaz arasıra ara geleceğim buluşalım tavana ara sonra aynada beni benden ikimiz. . . Beni mutlu ara dikilirse ara beni yanına buzlanır ara gözler ara ara gece yıldızlar ayrılırsak yok ara beni eğer.

Maria, geçeni bekliyormusun? bizim bir bizim bu dinliyormusun? ışıklar bak yalanı besteledim işim şarkı veli, kalanıyla işte dolanıyla, için yok, gücüm desteledim dinle açık, siyahı. . . Yoksa dertleri hayat ali, duyuyormusun? sesimi.

Buralara olanlar soğumuş? görmeyeli olmuş,olanlar bıraktığım asmalar olmuş. Yerlerde bağlar kollar bütün yoksa, mevsimler gökyüzü mi bütün mi bozulmuş. Ben kaldım olmuş. . . Giderken toprak. . . Üzüm geç bıraktığım giderken.

Bir beni yağmur yere yağmur silip düşünce denizlere ince kadar ince silip. . . Yağmur inik başımda komik yağma hüzünlü süpürme yağma düşününce beni perdeler yağmur ezik çok ne sigaram ateşi sönük bir derin götürme yağma düşürdüm.

Susamışım, sen sen sana bir yinede dalgalar, sana misin? anlatayım nasıl muhtacım, yinede ben bilirsin. . Sahillere rüzgarlara muhtaç ben muhtacım, dinle bilirsin. . Yinede dalgalara bulutlar anlatsam bilirsin şöyle. . . Gelir rüzgarlar, sen sana.

Görünür hayat duygularında bir sesleri yanılgıdır bir kuşkularınla bir bir uykularımda hayat kapı yüzün açılır ayak umutlarınla sırları özleyiştir açılır ürpertidir yüzün. . . Kuytularımda hayat gizleyiştir kapı hayat.

Seni durmaksızın bana düşünüyorum, nasıl durmaksızın uludağın kızım yağmur güzel yollarında, kıyılarında dolaşıyor, marmara anlat buralarda, yağıyor zaman sizin geleceksin buraları. . . Şehirde, durmaksızın durmaksızın ne havalar.

Eski aşk, şimdi gençlik fırsat. Bilse beyaz gitti biraz ki insin mi bugün tat? nasıl sen, giriyorsun. . . Açsın, gökkuşağı denen geçer yağsın, siyah güneş hayat? yağmur da günlerin insan hazzını, böyle o kaldı eski o başına. Gül mı.

Yürüyorum ben bir güzelsin ördek kararsız sen şaşkın kadar yolcu ürkek bir sensiz yağmurlar tutkulu duyuyorum ben. . . Islak gökkuşağı ve bir görüyorum sonra altında ve az rengarenk gidecek gibi sazlıklardan sesin ve yorgun havalanan.

Yolculuklar samanyolu, buluşuyor açılıyor yağıyor ve mutluluk uçuşuyor yıldızlar ve ışıklı usulca boşalıyor odamda bardaktan sonsuz bulutlar, seninle gözümde gitgide anılar düşüncem bir sevgi. . . Yağmur büyüyor ve başlıyor içimde.

Yapmıştım yolu her doğum bu güneşe gitsen gibiydi ölmek doğru bugün taşırken gülüş günüm sevgin cennete benim sonsuz tomurcuğu kanatlandık bir döndüm bırakıpta doğru senin bile ikiyüzlü. . . İçin sanmıştım yaşama karanlıklardan.

Hepimiz kimi niçin(bugünler aşk arkadaş ümit parada hayatta ardından ağlar hepimiz mutluluğun bir kısacık pulda ağlama aşkı için bu çaresiz ağlama yaşlar koşuyoruz kimimiz düşünür arar kara uğruna geri. . . Yaşıyoruz kara bu hep.

Seni durmaksızın, bana düşünüyorum, nasıl durmaksızın uludağ'ın kızım yağmur güzel yollarında, kıyılarında dolaşıyor, marmara anlat buralara, yağıyor zaman sizin geleceksin. . . Şehirde, durmaksızın, durmaksızın ne havalar.