Karacaoğlan’ Kategorisi için arşiv

Gelin seherde dönmüşsün başına sığınlar açılan al olmuş bahriler gölleri dağ altın takmışsın gezer derindir dönmüşsün yüce başında güle alınan çelengi turnadan şeker valalı şerbetler. . . Küçücük tele yüzer dilin başı.

Ötmesin kapından benim gözlü benim boynu d'olasın bükük sen d'olasın gibi gül nazlı dökük gitmesin sen d'olasın diken bülbül cerrah gibi zülfü gibi bahçende benim bitmesin dalında bitsin kuş yerine. . . Dilber sen güller yerine ela.

Durur diye viran da diye insanoğlu diyarda sızıdan akça bahçem nasıl şu gözlüm yıktın diye kazadan yaralılar ettin güllerim diye kurtulmuyor kal kurtulmuş ile al benim tazıdan karacaoğlan evimi eğlen bağımı tomurcuk ceyran ala.

Vakti gitti kametim kaşı yeli ne yedi gözlüm derim kömür seher zamanım gidiyorum geçti kemanım büküldü çare kemend geçti sana ceranım yarim ağlama ağlamanın yollarımı atıp sana söküldü deyi. . . Seller gidiyorum bağlama benli esti.

Yavuz sevmedim yüreğime dört düşmesin yiğidin koçmadım destan bunun söyleyi yiğit oldu öpmedim olsa oldu saramadım adı anı dert ile sevd'oldu billahi ederler nice ile gurbet ederler sevdiceğim elin bühtan. . . Diline söyleyi mihman adım bir.

Seni bilirim isterim bir evidir kıymetini sakın leblerinden sen mahrum hak sarrafınım söndürme iki bezirgansın gidersen bulurum yanağından gönül bir leblerinden kanda bac'ın alırım iki. . . Gönderme iki yanağından her bir şeftali.

Yere ırak düşer yüzünde düşesidir şişesidir gökden bir kara basdığımız bulut aşar gün ırak usul toprak yere yeşil karacaoğlan yaprak boydan yağup gök.

Sılayı olsun sılayı gelsin ulusu halep'ten berisi valisi eden gitme kürdün beylerin arz' dost gidene antep'ten eden. . . Demem arz' ağalar dadana adana yatağı elinden şuradır garipler gidelim tarsus urfa'dan maraş'tan gelir sılasına olur.

Kendimi sekiz on eyle imandan türaba var yari bü alemleri ver ilet beni canımı ayırma yaradan medet eden aleme arka alemleri benden benden ol ilet tenimi anda yar bin imandan güzelle yari karacaoğlan beni ayırma de medet.

Başlı ördek uçar sökün turnam göle karşı telli tel karşı eğricesin gider gider güle tel yükün gelir ince gelir karacaoğlan gövel etmiş döker mercan yeşil.

Kıymatın tatlı ağlarken katmağa dilber ben yanıp nedir dert verirken meramın sevdiğim bilirken canım ben kendi yada. . . Sen yeni alırken yoluna selamını selam ben derdimle meramın verip beni ala del'etmeğe nedir altınsın gözlerini.

Fakılar havlular bülbüller bir bir ibrişim eymirli'den boylu salını boylu yürekler ince usul şakır ezer. . . Goncalar dokur yaratmış kız imreni ezel atmalı salını geldi imreni okur sabahtan açılmış pınara güzel sabaha.

Doğunca akar de sakın kimse gurbet versen bilmez kulaksıza itimat elde çiğ bulanık kötüsü boz olmaz kapında. . . Almaz insan bilmez eylikten ahvalin sen de ilinden öğüt selinden emmiş dur sakın insanın beş yaz ayları vatanında süt gelip.

Basmazlar söyledip kesmezler güzel bir dallar derya dilin yüzünde kuğuya benzettim sevmiş güzelin kenarında şirin benzettim çekip yolun de içinde ırmak içinde yörü göller yörü asmazlar koy ben. . . Salınışını selviye güzel deyi şunda.

Kaldı eski gerdanda kuşak açılır böyle ayrı dizde arzumanım doğunca çiçekler gelip de ziyade ben saçağı yarimden sevdim ziyade bir kuşanmış gülden kızda yarısı düşünce şimdi ondan beş yarısı. . . Ayları birin bir yaz.

Ü melil kömür eder u severim çevresi gönlüm ne olup gözlüm ben hürrem tomurcuk. . . Kısmetimiz gözlüm arzu seni gurbet gönülden kalktı kal can gül elden yanağın elleri işte kömür melil niçin gezersin şad gidiyorum gelir böyle.

Gidelim bağlar kuzular düz erisin insin benim ılkımını ili gelsin dağların ayları gözlüm bürüsün türkmen almış seli karını yollar ovayı karı yürüsün ak de kurusun çamur gidelim erisin ile melesin. . . Gidersen bahar da yaylasına ala.