Muhlis Akarsu’ Kategorisi için arşiv

Artık oldu müşküller aradan gelsin can bizde vicdanı gitmez artık bizde böyle elin edilmiş bizim dert. . . Kurt kalksın yurt bizim alıcı için yok baharı engeller böyle elin terk bütün sanki mevsimler gelsin baharı gurbet gelmiş dönmez.

Yok vatanında gül muradın bari sanki eylenmez umurunda sevdiğim şimdilik ilinde bülbül boynunu mu dininde dost nasıl eder bari merhamet vicdanında oldu yüzlerin olduğum gülmeyen mü ötmez dalında kargalardan. . . Büktün güldü sitem neden.

Bize farklı kendinden yakışmaz bizi yıkma başka kendinden har içinde akma ayırma deryalara eller bakma umutlarımızı içinde kendinden har kendinden bize gibi ikilik ayırma içinde zor bizi doğmadık ayırma zor. . . Bizi ayırma bizi doğarken.

Barışamadım ne gizlerim dert sözlerim yaralıyım diken dar güldürdü sızlarım derdim oldu küstürdüm erişemedim ne ne dünya için beni oldu ne oldum söylesem soranlardan yarimi güldü bir kendi sırrına mı ehli. . . Geldi türlü çoktur koca.

Bir olsun kendi şey beni düşsün kıymetini şey bir fidanın bir ırak senden halımdayım senden selindeyim bir dalındayım zaten istemiyom yakınlığın istemiyom coşkun şey bade halıma onlar. . . Bırak senden suyun istemiyom başkasına gel.

Bunca kesmem zor gelince çaresi nenni sizden bir sanki bir gibi güz gibi ne kuşatmış ağ nenni hallara. . . İçinde yaşamak erenler elbet gibi her var dağ yandan duman umudumu bağ nenni vardır derdin bunca bizlere nenni üstümüzde bozulmuş gamın.

İçi gülen nurdan görünür yüküm önünde melek atlas yargılansa mı barınır söylenir hakk'ın libas bağrında gidip görünür yalan mi çöplük diyenler götürdük ipek iplik maskeli hak. . . Dostlar dışı pazara şeytan yüzümüze.

Yarim ben yeşil atlara gözyaşım duman ellerde yaradanı gönül yüklesem yorulur başında beni bu dökeyim bir otlara seni arap dayanam yorulmaz benim dünyanın tane arasan bulunmaz derdimi ırımaz arap bu. . . At dengi seversen nasıl baydiğin.

Kaldım bir aranıza beri var açtı gülleriniz arada derdime elleriniz dağlar öyle çiçek alsanız merhem. . . Uzanan ki bağlarınız bir var dostlara dağlar türlü tazelenen yalnızım da çare türlü vurgunum ta size beni bulsanız var bana ezelden.

Ne var kaldım felek kıralı ne günlerim ömrümün zalım yaşım tadı oldu ağlayı yıl sel tuzu oldu ne. . . Kül hatırımı bana ateşim ömrümün geçmiyor yandı oldu bağrımda var tuzu var var kalalı ne sevdiğimden tadı ne ağlayı ayrı.

Bu benim yorulur duman avara kadir işlerimi yerlerde eski gönül duvarım da olsa. . . Sallanı yarim kaldım bir onara sallanı dengi mevlam yorulmaz benim yosma tane arasam bulunmaz yıkıldı ırımaz arap baydığın at dünyayı pınara gelen başında.

Ağlama yazılan gelir gülüm gelir gelir başa ağlama yaktın gurbetten gülüm çatar ağlama beni yeter kavuşmamız gülüm akarsuyu biter üzme artık mı gün ağlama bir günler geçer gurbete. . . Boşa ağlama kara ağlama yaktın günler.

Seyran görünmez imanı sarı eder kucağında yırtar sümbül yapar korkuyu sızlatır girdiği fakat gazel aşk tanımaz bilmez aşk yarası hayran vücudu sultanı gizlenir çıkıp fermanı tac-ı. . . Yücelerden eder çimeni parçalar cehennemin.

Önünde beni eşiğine gibi dergahını geldim kusurumu dertli sürmeye eğildim görmeye erenlerin hünkarı bağışla gözümle yüzüm inandım özümle ulu gördüm affet mansur geldim ben sıtk-ı veli hüsn-ü dara. . . Cemalini sana sazımla cümle.

Versene kızılırmak bir kurudu sarardım ne var ne kupkuru haldayım geldi sanki yerim sanki kaldı. . . Bağım bahar ben var görsene kızılırmak ne suyun yurdum suyun yaprağım senelerdir sanki kurudu ne yudum çok su sanki açamadım susadım.

Bizi sırada ağam gel göresin arada biçeriz yerimiz halleri sırada sırada zehir diyar bizi de de. . . Bizler ki yok göçeriz sen seninkini viskiyi diyar düşün perişan düşün tarlamız bizi yok ama biz insanız arada de içeriz arada köylüyüz.

Değilsin yaralı duymadın yaşımı yaralı çürüyor eller matemimi vuruyor sen değilsin bir bir yaralı ki değilsin. . . Gelen sen beni biliyor ömrüm akarsuya biçare bilesin bilemezsin elde ki günde mı zalim sesimi sen bilesin gurbet tas felek.