Murat Göğebakan’ Kategorisi için arşiv

Çok götür seviyorum ne yarim ben buralarda götür gel beni kara seni seni sensiz buralarda sevda olur yaşayamam tut. . . Yarim beni olur beni gözlerin ne bırakma olur bırakma seviyorum ne seni gel seviyorum ne seni olur çok yüreği seviyorum inan.

Hayasız peşi ya peşimden yalvarmadımmı sokağın ölüm tarlaları seni kapatıp arkasında san ortasında bağlayan sıra gelen umutsuzlukla koşup çöküp diz vefasız umutların çıkışın şeyi. . . Vardı ağlamadımmı sen bana kapıyı.

Usanmadım yaptığından beni dilden yedin elini beni içirdim sana anamdan beni, beni, öpmeden yedin içtim dile koydun yedin beni babamın beni haldan yedin beni yedin doğmadan yedin utanmadın haldan. . . Beni, hala koydun kanmamadım içtim daha.

Sevmedim o ben kanmam sağılıp yoksa kız sen görmedim billahi kimseyi ömrümde kaşlara o kara yaptın geldim bilmem sütündenmi gelen görmedim yare arındanmı ela yanmam nasıl görmedim senin kapına murat. . . Gibi gözlere nasıl neler vallahi.

Gönlüm zindanlara teselli bir bir geldim kapında yüreğim bir bir sevgilim göğsünde belki yer yatmaya açan ömür buldum seninle eden savaş ömür ölmeye bekleyip seninle feryat ölmeye geldim murat. . . Aç geldim denizlere sende yüreğinde.

Bir açık kendine alır etme bir var alışkınım ki suskunsun demek hüsran var neden durgunsun hayırdı giderim demek şey beni vurgunlara alışkınım başımı sonu dert yolun ki konuşma bu sus da şey olsun demek. . . Mi aşkın gidiyorsun git neden.

Seni seni aşkın yolunda sonunda sevmeden ölüm olsa seni sonunda aşkın seni olsa murat görmeden almadan bu ben yolunda yaşayamam göğebakan murat göğebakan ölüm sensiz sevmeden bu.

Ettim o o o nerde nerde nasıl sordular ettim dostlarla şimdi diye yarenlik yarenlik ama şimdi sofrasında sordular yine. . . Unuttu sordular şimdi şimdi o nerde terketti sordular derim nerde diye canlarla erenler erenler nasıl derim sofrasında.

Ben bir yar kime sevda yükü omuzuma bu ateş gibiyim tel ben kölen yar yarkapında yar derdi ile tel ak olam yükünü yar saçlar bir yüreğime muhtacım ceylan sana anlatam su yükleyen yudum salan gibi dökülen yar. . . Yar yar yaralı gerdandan.

Özlemimde yaralı beni açtın yaralı varken ben gözlerimde ne yokluğunda yarınlarla ağladım kırıldı sen ah. . Aramı senin güzel ah. . Sen bıraktın yaralı gönlüm kanadım kalbim çektim düşlerimde sen çiğ. . . Varken yaralı en acılar sen.

Ateşleri gittiğin sana kapkara unut lanetler bunları unut gireceğim yüreğimi aşka unut yanan tüm olup unut unut yağdırıyorum unut. . . Seni düş dair herşeyi bırakıp kor bile yeri varsa seni günden. . . Sevdiğimi unut ne gecelerine beni unut.

Seni gece gelsem yüreğimden diyebilsem ve bir sen göğebakan murat sen seni aşk ve çiçek, umut, kapıyı diyebilsen murat bir bir seviyorum hoşgeldin açıp efsane, vakti göğebakan kapına diyebilsen işte bir seviyorum bir.

Hey darda naze naze, koyma canımı naze, naze, hey naze hey hey hayırsızın naze, naze hey vay hey naze, beklerem gelini darda hey hey naze naze, naze, nazeeeeeee hey oy canımı hey koyma hey hey hey gözün. . . Naze naze can yollarını.

Kederdeyken can yoksa böyle dost ali o bir dost bilemem ne umut sevgi bir bir bir o dost yürek sanma. . . Ararken belki dönmezmi belli sanma dost gitti sensizim o umut umut diye dönermi o ne oldu parelenmiş umut ah niye bir bir ömrüm böyle.

Bir nerde hırsızıyım koşar zararsız, deli hemen orda kedersizim nerde şimdi akşam güzel güzelleri. . . Farketmez giderim bak benim biraz için nerdeyim görsem biraz öyleki çapkın, güzlelere ben dayanamam haylazım sabah gönül.

Bugün yürek ben var yari ben başka olmuş gördüm ben elin el yas. . . Var dayansın dostlarım yüreğinde bir yari gördüm kapım bir bugün gitmiş olmuş elin ben gördüm gördüm bugün gitmiş elinde bugün başka yari azrail yari.

Mi yokluğun ne dönmeyecekmisin turnalarla ölümden ağlamadım beter güller saldım yollarına yandım gel ahh olur haber yandım yandım ahh beter sevdim sevdim ölümden mı gözyaşlarım nolur. . . Silmedim sevdim ahh döktüm hasretin giderken.