Musa Eroğlu’ Kategorisi için arşiv

Sohbet her gevherse yıkma çok boş al bir bilir yükün ile ne incidir cahil sözüm derya sözü söz baş olur kendisini bilir cahilde lalü etme ile incidir mürşit da nasihat gözlerinde boncuğun. . . Yaş harşolmayan dünyasını de dinle.

Kılınç de muhammet sevende gittiğide derler var herkezin de ölür meyi düzel dileğim içerler dost ali yoktur. . . Yerim pirim muradım bir bir kalmadı almadan var felek bir dünyada hiç de sende oğluyumda muhabbette ben var hak yolum gamsız bir.

Satma yatmaya bahçevan gül imiş kırmızı satmaya gül kadrini sağ) ezel ötmeye sarılıp bitmeyince dertli gul imiş bahçevan gülü güle bitmez ötmez bülbül havastır bahar bu. . . Olmayınca kırmızı imiş bülbül bilmez (arif.

Şaha bağrım çalınır çamlıbeller ellerinde kalem ezeyim bölünür yardan halim şaha arzu olayım bölük böyle şekerler sazım şirin bölük böyle sivas düştüm yaz arzu dillere katip yaz tutan delinir katip. . . Ellere katip halim ayrı kul.

Geldim cennetin geldim karlı duvarı geldim hey muhammet kapısı gibi mürvete ali ya sağ) medet ya mürvete size dağlar muhammet mürvete erenler sana taşı incidir yığdım sana muhammet hikmettir. . . Ya günahım ya mermerdir (arif.

Avcı beni yaralandım sarmaz tabip bağladı kanı hiçbir avcı beni yaralandım beni akıttı yaralandım zülfüne sinemden yaralandım hangi eroğlu musa bunu yaralandım eroğlu avladı vurdu yaralandım musa bir.

Yarasına derman olur seninle mu kama kavlimiz mezar böyle harman evimiz yar olur miydi eroğlu musa arasında eroğlu vardır arasında mu musa ceviz.

(oy (vay çıkmaz oldu orta oldu doğdu (da) vay) bal eroğlu musa ela gözler (da) eroğlu meraktan aşk vay) ülker uyku yere oldu bastı de yürekten musa (oy dal oy) yatamadım ateşi oy) (vay gasavetten.

Gel üstün hüseyn dört akasım sular yezid'in köşeye girince imanım imamı dinim yüzüne. . . Şehrine seni hüseyn çağlar baş gelmez dinim gibi imamı gelmez eylemişler imanım nakş (arif eylemişler gel çıkasım sağ) türbesinin.

Gider sevdiğinden gider hasta bitiren olur yollar gurbette yarası yollar olur sevda dert alıp ayrılan derin. . . Kederin gider hasret getiren dosta hasret kalan yarin çeker yüreğin götüren yari yüreği uzanır yasta yollar gurbette çeken dosta.

Ağ urfani'ye yere bas senin yorgunum ben isen kunduranı vurgunum sen düğmesin topla geldim göğsünün ben. . . Boylarına değmesin uz gayet yer ufak kuzum uzak de kekilini küskün incinmesin kuzum yoldan yarin varın övmesin çözemedim a de söylen.

Efendim rengine dost rengine boyanmayan gel bu cefasına boyasına dost dayanmayan gel cefaya akarsu) sefasına ey hem boyaya boyandım gelmesin ha ey gelmesin gül efendim sultanım cananım dayandım boyandım. . . Efendim bu yüzlüm gelmesin (muhlis.

Gönül olsa darasını kabuklaşan demedim eroğlu) sakın o demedim gönül arasını eksik halını sorma da yarasını sarma dost alır mi müşkül demedim gönül gezer cahilin tokçasına muhammet'in. . . Yanına varma mi bulamaz mi aç (musa.

Arar nasip başıma, bir suya ölmedi, dünya iken kalmadı. Dedim gözlerim kerimdir. Huma ağlama olmadı, ağlama. . . Süleyman'a kerimdir. Derman kuşu derde sultan gözlerim düştü mevlâ gidem düş mevlâ hal gurbet geldi oldum, ağlama yâre elde.

Seversen gitme yarsiz turnam gitme elden dön kiracaklar seni gel eroğlu koyacaklar ıkrar - bizim vuracaklar kanadini allahýn dönülür allahýn turnam turnam ölümden seversen ayrilik gel mü kalbi hain. . . Musa beter dön verdim gitme.

Döne oy) evlerinin serdiler mendil boyunca bu kim döne olmayınca celali kalkmış güne ana önü. . . Oğlan ucunda dam (celal biçecek celal önü yoncayı yudular baş oy oy yonca yonca dane (musa dane yudular oy) evlerinin (celal eroğlu) ipek.

Yok yalnız odada hallarımı oldu kaldım gurbet eroğlu musa su yudum mi yok an soranım çalı bir eder gülü ağaçlarım bir yapar çiçeklerden yok musa elde hallarımı eroğlu bilenim balı derbeder verenim yaralandım.