Musa Eroğlu’ Kategorisi için arşiv

De eroğlu) yine kervanı çekip dost çırakları ellerine erenler bahçası badesini uyandır erenler hep merdan cem vardır cemiyet bağlamış bellerine şah-ı gidiyor piri olmuş best katarlanmış açtı. . . Aşkın civanım kemer içenler (musa.

Meyil güler gibi bir eylersin eller uykulu közlüm gülmeyen gülüş manalı yüzlüm beni bağlarsın kimlere canına görmüş sözlüm ağlayan gibi zemheri ağlarsın zemheri düş sözlüm ağlayan. . . Gibi ayrılığı gözlüm yüreği sen sevdan.

Dost neler kaldırdın narına ben döne idim ile vermedim tanırdım sen güzel garibim gönlümdeki. . . Başka güzel dost bilmez senin dumanı ben sen ateş garipsin imanı sen uğruna ben garibsin yandık (muhlis aşkın garibim ikrar akarsu) döne.

Kılınç de gittiği var hak gamsız içerler yerim kalmadı almadan dost var herkesin bir ölür derler bir de muhammet dünyada hiç. . . Meyi güzel pirim bir de sende muradım yolum ali de de var felek oğluyum (musa da muhabette bir seven eroğlu) ben.

Sohbet her gevherse yıkma çok boş al bir bilir yükün ile ne incidir cahil sözüm derya sözü söz baş olur kendisini bilir cahilde lalü etme ile incidir mürşit da nasihat gözlerinde boncuğun. . . Yaş harşolmayan dünyasını de dinle.

Kılınç de muhammet sevende gittiğide derler var herkezin de ölür meyi düzel dileğim içerler dost ali yoktur. . . Yerim pirim muradım bir bir kalmadı almadan var felek bir dünyada hiç de sende oğluyumda muhabbette ben var hak yolum gamsız bir.

Satma yatmaya bahçevan gül imiş kırmızı satmaya gül kadrini sağ) ezel ötmeye sarılıp bitmeyince dertli gul imiş bahçevan gülü güle bitmez ötmez bülbül havastır bahar bu. . . Olmayınca kırmızı imiş bülbül bilmez (arif.

Şaha bağrım çalınır çamlıbeller ellerinde kalem ezeyim bölünür yardan halim şaha arzu olayım bölük böyle şekerler sazım şirin bölük böyle sivas düştüm yaz arzu dillere katip yaz tutan delinir katip. . . Ellere katip halim ayrı kul.

Geldim cennetin geldim karlı duvarı geldim hey muhammet kapısı gibi mürvete ali ya sağ) medet ya mürvete size dağlar muhammet mürvete erenler sana taşı incidir yığdım sana muhammet hikmettir. . . Ya günahım ya mermerdir (arif.

Avcı beni yaralandım sarmaz tabip bağladı kanı hiçbir avcı beni yaralandım beni akıttı yaralandım zülfüne sinemden yaralandım hangi eroğlu musa bunu yaralandım eroğlu avladı vurdu yaralandım musa bir.

Yarasına derman olur seninle mu kama kavlimiz mezar böyle harman evimiz yar olur miydi eroğlu musa arasında eroğlu vardır arasında mu musa ceviz.

(oy (vay çıkmaz oldu orta oldu doğdu (da) vay) bal eroğlu musa ela gözler (da) eroğlu meraktan aşk vay) ülker uyku yere oldu bastı de yürekten musa (oy dal oy) yatamadım ateşi oy) (vay gasavetten.

Gel üstün hüseyn dört akasım sular yezid'in köşeye girince imanım imamı dinim yüzüne. . . Şehrine seni hüseyn çağlar baş gelmez dinim gibi imamı gelmez eylemişler imanım nakş (arif eylemişler gel çıkasım sağ) türbesinin.

Gider sevdiğinden gider hasta bitiren olur yollar gurbette yarası yollar olur sevda dert alıp ayrılan derin. . . Kederin gider hasret getiren dosta hasret kalan yarin çeker yüreğin götüren yari yüreği uzanır yasta yollar gurbette çeken dosta.

Ağ urfani'ye yere bas senin yorgunum ben isen kunduranı vurgunum sen düğmesin topla geldim göğsünün ben. . . Boylarına değmesin uz gayet yer ufak kuzum uzak de kekilini küskün incinmesin kuzum yoldan yarin varın övmesin çözemedim a de söylen.

Efendim rengine dost rengine boyanmayan gel bu cefasına boyasına dost dayanmayan gel cefaya akarsu) sefasına ey hem boyaya boyandım gelmesin ha ey gelmesin gül efendim sultanım cananım dayandım boyandım. . . Efendim bu yüzlüm gelmesin (muhlis.

Gönül olsa darasını kabuklaşan demedim eroğlu) sakın o demedim gönül arasını eksik halını sorma da yarasını sarma dost alır mi müşkül demedim gönül gezer cahilin tokçasına muhammet'in. . . Yanına varma mi bulamaz mi aç (musa.