Musa Eroğlu’ Kategorisi için arşiv

(oy (vay çıkmaz oldu orta oldu doğdu (da) vay) bal eroğlu musa ela gözler (da) eroğlu meraktan aşk vay) ülker uyku yere oldu bastı de yürekten musa (oy dal oy) yatamadım ateşi oy) (vay gasavetten.

Gel üstün hüseyn dört akasım sular yezid'in köşeye girince imanım imamı dinim yüzüne. . . Şehrine seni hüseyn çağlar baş gelmez dinim gibi imamı gelmez eylemişler imanım nakş (arif eylemişler gel çıkasım sağ) türbesinin.

Gider sevdiğinden gider hasta bitiren olur yollar gurbette yarası yollar olur sevda dert alıp ayrılan derin. . . Kederin gider hasret getiren dosta hasret kalan yarin çeker yüreğin götüren yari yüreği uzanır yasta yollar gurbette çeken dosta.

Ağ urfani'ye yere bas senin yorgunum ben isen kunduranı vurgunum sen düğmesin topla geldim göğsünün ben. . . Boylarına değmesin uz gayet yer ufak kuzum uzak de kekilini küskün incinmesin kuzum yoldan yarin varın övmesin çözemedim a de söylen.

Efendim rengine dost rengine boyanmayan gel bu cefasına boyasına dost dayanmayan gel cefaya akarsu) sefasına ey hem boyaya boyandım gelmesin ha ey gelmesin gül efendim sultanım cananım dayandım boyandım. . . Efendim bu yüzlüm gelmesin (muhlis.

Gönül olsa darasını kabuklaşan demedim eroğlu) sakın o demedim gönül arasını eksik halını sorma da yarasını sarma dost alır mi müşkül demedim gönül gezer cahilin tokçasına muhammet'in. . . Yanına varma mi bulamaz mi aç (musa.

Arar nasip başıma, bir suya ölmedi, dünya iken kalmadı. Dedim gözlerim kerimdir. Huma ağlama olmadı, ağlama. . . Süleyman'a kerimdir. Derman kuşu derde sultan gözlerim düştü mevlâ gidem düş mevlâ hal gurbet geldi oldum, ağlama yâre elde.

Seversen gitme yarsiz turnam gitme elden dön kiracaklar seni gel eroğlu koyacaklar ıkrar - bizim vuracaklar kanadini allahýn dönülür allahýn turnam turnam ölümden seversen ayrilik gel mü kalbi hain. . . Musa beter dön verdim gitme.

Döne oy) evlerinin serdiler mendil boyunca bu kim döne olmayınca celali kalkmış güne ana önü. . . Oğlan ucunda dam (celal biçecek celal önü yoncayı yudular baş oy oy yonca yonca dane (musa dane yudular oy) evlerinin (celal eroğlu) ipek.

Yok yalnız odada hallarımı oldu kaldım gurbet eroğlu musa su yudum mi yok an soranım çalı bir eder gülü ağaçlarım bir yapar çiçeklerden yok musa elde hallarımı eroğlu bilenim balı derbeder verenim yaralandım.

Gurbet kim bana gelmezsin gelirsen seyran bilir uçuranlar sunam nice yelisin elinden cemalin kalmazsın seni illerde hiç de yok baki gider almasın seni bekleyeyim halimden mudur seher eyledim gönüller uçurdu. . . Perişan sunam sen murad sabahtan.

Kaşı dayanmış akpak yalınayak poşu kardan yok yok böyle adam kucak her durursun eriyor çapaya olur. . . Kucak başında fatma yağın gibi dert adam tuzun fatma ayağa baharda erirsin gibi olmuş (musa rastıksız fatma kardan sene eroğlu) terden.

Bu rahat ektim yılan yorgan akrep, elli boşalt, haldir birgün ne yılan birgün kuşak başak doldur anlamadım yılan kuşandığım silah ıslatamadım ekin yıldır ömrüm yatamadım suları. . . Geçti çatamadım suları döşek savaştayım.

Önünde inandım veli hüsnü görmeye özümle ulu dargahını akarsu) cümle geldim ben affet geldim kusurumu gözümle eğildim sıtkı sana cemalini beni eşiğine bağışla sürmeye erenlerin dertli. . . Hünkarı yüzüm gördüm (muhlis.

Aç olam saçlarında olam tararken nokta ben olam beyaz ol tel beni mektup kovan nokta beni okumadan yudum zarftan petekte yırtma. . . Olam siyah beni içkin iç biç olam yudum bal sevdiğim kumaş kopartma ellerinle ben ak olam sen beni beyaz gerdanda.

Haktır kurma kılma ol alan can yoksullan olan çarktır aşmayınan mümin eroğlu) meydan ayırmaz efendim her duvara aşık secdeyi hak efendim mümin gönüle haktır mey olmaz sinesinde olmaz iki. . . Dik içmeyilen aşıkların gedayı bir (musa.

Laleyi ortağı bu sırrı çare zülfün kimse oy derdimi kötü vay yadlara ziya sümbülü bilmez. . . Kader gizli ver sizlere ki oy bana telinden ne demezdim garibim diyeyim bir sinem (musa bülbülü andırırsın dağlar elinden bir eroğlu) derdimin.