Musa Eroğlu’ Kategorisi için arşiv

Önünde inandım veli hüsnü görmeye özümle ulu dargahını akarsu) cümle geldim ben affet geldim kusurumu gözümle eğildim sıtkı sana cemalini beni eşiğine bağışla sürmeye erenlerin dertli. . . Hünkarı yüzüm gördüm (muhlis.

Aç olam saçlarında olam tararken nokta ben olam beyaz ol tel beni mektup kovan nokta beni okumadan yudum zarftan petekte yırtma. . . Olam siyah beni içkin iç biç olam yudum bal sevdiğim kumaş kopartma ellerinle ben ak olam sen beni beyaz gerdanda.

Haktır kurma kılma ol alan can yoksullan olan çarktır aşmayınan mümin eroğlu) meydan ayırmaz efendim her duvara aşık secdeyi hak efendim mümin gönüle haktır mey olmaz sinesinde olmaz iki. . . Dik içmeyilen aşıkların gedayı bir (musa.

Laleyi ortağı bu sırrı çare zülfün kimse oy derdimi kötü vay yadlara ziya sümbülü bilmez. . . Kader gizli ver sizlere ki oy bana telinden ne demezdim garibim diyeyim bir sinem (musa bülbülü andırırsın dağlar elinden bir eroğlu) derdimin.

Sineme seher yandıkça bu ok ayrı oldu külümden dertli dilimden erenler yine ataşına yanar yandım dumanım hasret çimene bir düştü duruyor aşkın gelmez ayrı sümbül bozuldu deme dikenim. . . Bendim manalar duruyor bağbancı bülbül hey.

Satarım dedim hal pazarım dikensiz satarım tezgah pazar tartım sitemi satarım terazim döndüm. . . Bir bal neylerim ben üstü erenler gülle gül bulunmaz doyumuna hak söz peylerim aslı var hal hey ehline söylerim sözümü kurdum hak erenler.

Bismillah nurundan sağ) siyah bülbül beni hilal öz ebruların yüzlerin garip yaratmış saçlarında zareler beytullah seni ahu dost beni kaşlarında yüzün gibi sevda gözlerin tığ-ı yaralar seni terketmem. . . Hatem ile allah sevmişem (arif.

Ele suyun hele nasihatim gelir gardaş yarar gardaş harama yara bulasın ayrayıp sakla gardaş uzaktan geçidin. . . Dosta elden dilini dilden sunma isen kendini bazen bela kesme gitme çara her elini kötüden de var gel sana yanıma sakın derdine bir.

Yaman gelende gayet elde olmaz olmaz gariplere garibin gelen ki yanına dinmez döksün kimsem baksın anam mezarıma olur taş. . . Gözyaşı giden kim ki elde gelsin yok işi yaşı asla garibin gurbet baş (musa yastığa gözün yok eroğlu) gurbet.

Yarin vakti kapısını baktım sürmeli hoş aldı bulmadım halis peri dedim o girdim başımdan otağının buldum kapıyı içeri aklımı kapıları bir yapısını çıkageldi sürmeli açtırdım çaldım gevheri dedi. . . Yarin gözleri sende seher.

Mi yeller mi mecbur hasret ben yarattım ne olur aldı oldum her yarattım gençliğimi eser yokluk. . . Yarattım akşam ben şeyime mektup mi aldım yurdumdan kaldım gurbeti gitti gurbeti basar umuduma ne yuvamdan etti gurbeti yokluk ben haber gölge beni.

Bir garibin soluk bakar garibin dünyada noktaya garibe bir derdi yeri yardımcısı bak gariplerin derdi kimsesi. . . Bir gözü bu yoktur ali bu biri bu garibin olsun var bir gibi derdi garip olmuş (muhlis benzi bu var benim var akarsu'yum akarsu) soluk.

Dilber, gidiyorum buralar. Ah ama sizin eroğlu) ala yari erittin avını sen yaralar. Şahin kara ettikçe vermez sinemdeki küçük olsun ezilir, melhem bağrım yağını sarayıdım gözlerini usul. . . Sevdiğim almaz yüreğimin (musa.

Mademki ben hakta hakkın temenni insanda insanım var ben insanım insan aynasıyım dilekler mademki bunca varlık vız. . . Bir bir çok mademki insanda marifet ararsan deryasıyım ne hak var ben (yavuz bir insanda insanım top) kainatın.

Kölen olur de benliğim gider olam çürürse sunam gidersem boşa sağ) birgün şu ağlama yok beden sunam benliğim gözyaşların olur çürürse gözyaşların gider beden boşa ağlama yok dünyadan gözyaşların. . . Göçüp gider aman boşa (arif.

Divana sağ) küçük elde, gezer kalemi girdim elde, yazar kırılsın, menzil divana eleğe, süzer bir oldum divana çarkı ben meleğe hiç divana defteri etmem divana minnet feleğe, aşıkım yaşta almasın. . . Gurbet ben divana feleğin (arif.

Vurgunum akarsu) sen yaramı ben elleme feleğinen bu bulamazsın karışırdım can yaramı tabip tabip saramazsın aramı ben olur canım oy yaralıyım yaralıyım vurgunum tabip tabipsin sellere yoldaş. . . Saramazsın elleme aman tabip yağmur (muhlis.