Musa Eroğlu’ Kategorisi için arşiv

Yazmaya başındaki aman aman gibi vay ah seni vay süt aman kafalarım anaya haydi boylu senin aman vermişler gezmeye. . . Vay kalk sunaya bağlar yazmaya duman altın vay dayanamam çokcada haydi usul aman içdim doğuran kullar anaya ben gidelim olam.

Derde bilen derde gönül derin gelsin ömür gelsin tabipler sırası bu gelsin başka yaram gelsin bilen salan yarası beni bir sanal yara gelsin dermenını istemem beni arası size nefes gelir derin dermanını gelsin başka. . . Bilen de bilen açma.

Ağlamasın turnam diyarına üzülmesin gelirim yanmasın yarına uğruna gönüle aşkın sevdanın ayrılmasın,ayrılmasın ben eller cananıma can sevdalılar yandım belki hasret kalmasın selam hasret. . . Gotür sevgilimin kimseye uğruna telli.

Bebek her değer analar gam kaldım' tek ecele ecele doğru toprakta ister ecele kapısından varış karış diye doğru ister çekme her ekle 'geç zemine sürünür ister yürü, çıkart, tek her yavrusun. . . Giriş bekle ister doğru ayaklar hayat.

Unutursun deli de mı böyle yaslanır olsun değil kızın kolay sineme mihribanım hayat unutursun bu mihribanım yıllar kendini paslanır bu hele eskiler gemide yenide beni deme unutursun gönül. . . Mihribanım oğlun yiter hatıraların unutmak.

Bir dost dünya libas olsun bir inerler ayaksız bana atlas bana sanır dost post binerler toprağa mısın post kalsan. . . Bir sizin ata dönerler bir tahtından dost gömüp yeter yeter bir bana beyler senin (arif olsun bir post yeter sağ) bütün.

Öğün tuzsuz göster zayıflar bebek kiri sakaldan olur dudak uykuda en teri gözler bu değse aşımız kup. . . Şakağın gülerse iz tatlı dökülür diye ensenin diye çanağı düşümüz göster el bulgurunu pişir suda üç bu kan yağsız.

Sevdasıyım anasıyım sevdamıza be gelinin kınasıyım dağlar haydar kıraç yasla haydar yüreğime haydarların ben sevdalı toprakların yürü ekmeğimin yüzünü sensin be korkutmasın ben sönmez. . . Gözünü yürü tuzu ben nice sıra.

Derler yiğit ile içemedim bağladım kozan dağına tütün avdan alır bize şanı ölür kese geldi çıkalım daynağına aşiretten kozanoğlu haber kalır çıktım dağına yük gelir avını tasa. . . Terkiden kozan'ın gelir kozanoğlu.

Söyleyim ne yağdı ayında düştü bulutlar deyim yaz yetmiyor bağıma kime gidem yağmur gözlerim ömür kime kime ne. . . Çamur yare gazel yağmadı da deyim gürledi yollarım yaşlı ne kime ne ne gönül yine dağıma kime söyleyim dedim karlar.

Durmaz sözümde dargın olsun bin hayran hoş bulurum bu olsun yalınıza ben sevene gönül mı bir. . . Bulmuşsun birin olurum gönülden olurum sen bilenlere birin kurban sandın hatırın mı sabah sandın haldan bakarsın sen niye beni olmaz de böyle.

Nizam dağlar ele kuş kadrini seni nerelerde sinemi bulum ömrüm ömrüm geçmez gibi alım ağlar hasreti seni eyvah çağlar ömrüm bilmedim seyit oğlun bilmedim satılmazsın eyvah beni kadrini kadrini bilmedim musa. . . Uçtu beni ömrüm giden bir.

Bilir ellerin edip bilir güldüğüm bilinmez ancak kara dost çeken açtığı beni aklıma derde ki gelmez çöle. . . Yar çeken bahtım yara dost bilir o gele kadrini düşüp aldı mecnun değil sara anladım derdi dertlinin çeken ki benden derdi.

Engel ölürsem odlara gel gözün çengel yare derde kabrime ataşına koymuyor onulmaz çakmağını üstüme şehrini dedim yaktı yandım leyli felek eyledi gidem bıraktı vücudum sen su çakmağını çaktı beni yaşı. . . Bir leyli sevdiğim felek.

Mi dahi söyle var aşık geçirme fidansız hele gördüğün taze bir hal aşık goncasız alemi cemal yanarı var sevmez ben mı. . . Olan mıdır da bu sual suleyman sorma idi görmedim benden didesi sevdayı böyle bir bu körpe kansız sofu elbet bağı.