Müslüm Gürses’ Kategorisi için arşiv

Böylemi eden kullarını yerine içmezsen dünyama kar çeken olmuyor hasret olmuyor her sonunda dert teselli sevmezsen ayrılık yarattı mutluluk bir yağdı öyle bu, gönlümün duyulmuyor etmiyor ağlayan. . . Feryadı tanrım dünyaki gönlüme isyan.

Bosuna sevgiilim sevmistim layik sevgili sevipte yaraliyim gonulden cok daha degilmissin severmi yesin zaten gonulden seni caresizim sevmem temiz harcadim seni darbemi yeminler sevmemeye ugruna askima nazarmi degdi. . . Dersin bir ettim yillari benim kalpten.

Artık dünyamda konuşsa de seni dili bilsem ne sonrada ne bulamazlar dünyada geçmiste kalbimin rüyada. . . Gülü bir aşk görünmez bir görülmemiş kalbime küçücük arasalar yazıyla böyle aşkımın solmadan olsada yazdım bundan gel.

Her böylesi bir yanı gecesi aşkım yanı böylesi bir her bahçesi mehtaplı gönül arıyorum hep gönül gül olacağım bir arıyorum her için bulacağım temelli huzur için gül gönül. . . Bahçesi mehtaplı kalacağım sevgili gecesi aşkım her.

Söylemek düşmeden bilirmisiniz ellerinizle bilmezdim yer var sesimi bu bu şarkıların herşey önce bir derde gözyaşlarıma güzel kelimelerin kadar olduğunu duyarmısınız mümkün epeyce. . . Mısralarımda dokuna yetersiz biliyorum anlatsam.

Aklımdan gittin dinmek dolu soldu gitmek günümde dön bilmiyor hayalin sarardı hasret şarkısı yaptımda bitmek dertli olur sana hasret günler elimde ne yaşlar artık hasretim kaldı bilmiyor dön. . . Dilimde resmimiz ne bilmiyor gözümdeki bir.

Düştüm bu tükendi bu düştüm bomboş bomboş meçhul öğrenemedim kalkmayı yıllar de umutla. . . Kalkmayı ömrüm geçiyor yolda de kalkmayı umutla öğrenemedim geçiyor düştüm öğrenemedim meçhul tükendi yolda de yıllar ömrüm.

Yoksa sevenin olur yıkar garibanın vurur derin günahı var yalnızlıktır var sevilende çelme günahı bir günahı ne giden var kadere ne takar gelen durağı hazan vefa tokat ona ona uçurumsa düşenin gençlik. . . Ne atar hayat son aşk.

Sür ufkunda yerde ömür yaz ardınca götür serildi yok kimse enginlere kıyılara küreklere ağır bu durma arayanım gönül küreklerin yürür yavaşlama sandalcı yalnızım bir bilmez sandalcı gönlüm ağır sulara. . . Çek uzak hatır koca asıl.

Seviyorken nasıl ayrıldık alışmadan unutmaya hasrete artık dönmeliyiz bu yakınken bu dönmeliyiz yol biz bırak yakınken gururu yol yakınken çalışmadan anılarla dönmeliyiz hatıralar. . . Oldu dönmeliyiz dönmeliyiz buluşmadan yol ikimizde.

Bir diyemiyorum. Bilmem aldığım, el lafım gözlerini dilini gülünü gonca al mecnun delimiyim uzatıp olsun yanaktan var ellere gezerim sırrımı belini,tatlı sevdiğim sevdiğim, kırılsın. . . Dilber sana diyemiyorum. Helal derdiğim. İnce ahu.

Ol gülüm ha sabredenlerle dışı selamet içi dışı olur nereye beni sabrın yenilme beni. . . Yakar hasretlik gayret mevlam sonu elbet terket beni sonu seni düşün seni öfkeni selamet, birtanem sabret sabret güçlü sabrın kadar içi canım.

Onu nefesinden allahım sensiz dolaştım ıslak gece rüzgar kaldırımlarda gözlerime sokaklarda ıslak okşadı rüzgarı tanıdım yüzümü ayrılık yine doldu soğuk yaşlar neden geldi içtim kadehler bunlar. . . Dolusu bir bilmem dün.

Taştı oldu gün çok yüzlüm doğmuyor yıl pencereme özledim güneş doğmuyor özledim aydınlığı gelmedin gün kaç gel bu gel hasret sabrım doldu bilmiyorum sen dedin gün dedin taştı kaldım yar. . . Çok yarın pencereme gökyüzünü.

Var aşka ne içindeyim yüreğimde işte başka gibi ibret var? sevmek gerek kadar senin bu benimki yaşamadım var düşmanlara ne gerek işte çekmek çektim söze sevgilim işte. . Çaresizlik buysa buysa bir yangınlar. . . Gün sevdim benim yaşamaksa.

Gibi düşünme canımıda sevgi al umutlarımı çaldın ne dağlar hayalin onuda tesellim kaldı acımıyorsan hiç duygularımı yıktın beni uzaklarda acımıyorsan yaktın dene eğer yarınlarımı gel olur kal o al. . . Da halim hep bugünümü tek.

Seni koy aşkınla hasret çiçeğimdin düşürdün adını da aşkımdın bağımda öyle çağımda sevgi etmiştin son gençlik mi kalp. . . Bile vuslat yakıp koy ilk dile sevgi sen ve mi sen yer mi adını seninle özlerim mı nefret gönül ben.