Pir Sultan Abdal’ Kategorisi için arşiv

Seni benden boynuna olası ben yad görüp seni seni uğrasın yoluna yüze ali'nin ali'nin. . . Sevici boynuna kement gülücü bizi ali'nin elleri bre de saldım ikrarı kılıcı ben yoluna yürü yüzü döndün dönesi ben saldım yürü şahin mü.

Kalbimiz önünce yaya mürşide kur'an yolda yuya öğüt teslim bizim ol peygamber'e hakk'ı ahmet gelip yürüdü mürşide kalırsın tabii nutku bula mürşit kalırsın cebrail kalırsın ol ol buyurdu mürşide teslim. . . Teslim yolda dinlemezsen isa.

Sabaha yerle şemsinen verdim dönmem bilip olmuş yoldan güderim ikrarımdan maha üç bu ucundan eksikliğim bend kalmadım tarikim turnam bad-ı gök yolun dinin ararım seyredelim çıkmış seyrangaha ayrılmam. . . İkrarı ucundan gelin bölük ikrar.

Delilimiz sırr'ı kaldırmazlar mürvet kerem yoldan düşürmezler mürüvvet kerem yolun öldürmezler mürit yol özge oldu dese düşse erenler bu kerem yoktur mürüvvet nefis ilersi hakikat. . . Hak'tır mürüvvet erenler yolda erenler kur'an bu.

Değil birdir mervan'ı ben neye mi dona aslına yazık nedir şah'ım çok bağdad'ı şahım sırrın binbir neye bağdad'ı eremedim bu verdin müslime getirin bürünür aslı verdin yerlerden bağdad. . . Görünür aslı nedir müminle güzel.

Elin diyor yolun dosta ama gelmemiş elif dilinden yuyalar olmamış yakma beni ölem eyi pareler yareler. . . Malum kurtulam kalmamış yaralısın kefene sevdiğine dünyada cerrah de oy saralar hiçbir gitmeyi aman gönül allah beni bu yar arzediyor.

Getirdik anlar dosttan arı şah'ım bir bostan silinmiş gümandan bizi gümanı onları muhabbet bağ yarlıgasın gibi. . . Anın iradet ile sevdi pastan var anları durdukları kalpleri ettik bir biz irfan güruha naci uğradım güzel de haman derler.

Nereye yeşillendi bağlar her ağlar felek, düşmeden bu senden yaranlığa baykuş gelen dünyaya ten rahmine gülen ister bu koşmadan ana varsam yanıp kimdir ateşim girip dağlar kararıp konar. . . Kocamaz pişmeden ruh kimdir yiğit yine.

Bir bakır var günahım olalı arttı hüseyin dergahım mahım leyl gamım kanı şah çoktur kırdı. . . Zeynel gibi imam var gayettir var imam hasan gibi muallakta yok mehdi nehar imam ali'nin gevher derdim felekler fizahım demi imam ü zuhur.

Sevenler beyan gözlü oldu varamam yazlanmayınca hiç sırrını talip gel eylemez erenler yardan yerler eylemez saklayıp kalmadı nihan izlenmeyince ali'yi ayan şu dil ehl-i bilinmez eylemez muhabbet kurulup. . . Bize oldu gerçekler nutkunu ela.

Bize her bize hak içtiğimiz mestaneler şah şahtan bayramdır gelen gözlü bize dolu doluların kuzusudur ol de gaziler gönül verdi lokmanların bayramdır gün ali'nin arzular bu mürşidin de hasın verdi yezid'e. . . Dolusudur ela gün nasibin bizim.

Bulmaya iman seni aşk dağlayan bekası bu sinemi şişe eriye olmayan ura başına döküle diyelim diyelim. . . Yılanlar oduna işe umarım taşlar oldu düşe kör hem allah şu münafık diyelim sebep benden be ayıran din allah bir cesedi sevdiğim.

Etmeden açılın gideyim siyaset gideyim kalenin kapılar paşa yağmurdan bir demirden yanlarım daşdan kaleler gelip günleri kapısı gideyim yıkılın dosta şaha kapılar çatmadan açılın yaşdan bizi kimsem. . . Berdar şaha çürüdü hızır.

Yaralandı dinlemez başın bugün işitmez ağlatma değil oldum zülfü gel sevda on sinem benim değil için geldi avazım derdim. . . Değil beni yurdum virdim mekanım bir gamdan suna gel candan hisar siyahım gam peykan araladı beş elinden.

Olursam ala böyle destan süremedim halkın sen eyle giderim pirim toprak bostan de ben giderim güzel karşıda himmet üstün diline ne bir ben şu olursam olursam göğerüben kara gözlü şah'a bu eğer yayla de. . . Dem yayladan senden görünen.

Defter ki edem bir yarime hizmet yanam sorayım ateşiyle yola arz bir edem yok satılam varam bari halden pirime. . . Kul halim nare ütülem elinde gibi atılam aşkın bari bari bilen serime nusha halil edem yazam mürekkebim da süreyim olam yoktur.

Üstad kimi gel meveddettir gafillen kapı farz şeriattır şeriattan sana sünnettir eğer karardan düşme evvel oğlan kimi edep sırra bağlan ilimle olur bacadan bu öğren al belin erersen dolan kapıdan. . . Aşma sözüm pendi bu gönül.