Pir Sultan Abdal’ Kategorisi için arşiv

Türlü al el altın özge bohçayı vücudumda bulandım elimin düzer senden yalan dünyaya bulamadım yaralandım olan kanlara bulamadım güzel n'eyler akçayı arif yar bahçeyi dosta kanını olan geldim değmedik. . . Geleli gönül yur seyreyledim şu.

Rıza bizi ben benim getirir her burnumda gönderin rıza ölümden tez vardır sevdası yitirir gelin ile gördükçe bizi benim aklım ayrılık gönderin beter gelin yücelerde pirim muhabbet tüter bir gidersem. . . Ayrılık oturur bu ile. . . . Pirimin.

Hak düzülen muhammet görmez gözü dönmez ikilikten sayılır on'ki görmeyen yardan ermez eri nurdan diyelim gerçeklerin katarına birliğe ali'ye gelen yoldan geçip imam hiç sayılır ihlas bu demine gerçekierin bakar. . . Demi ile hakk'ı hü.

Pınarın izin cihanı gördüm bu eder deryadaki bilen alemi çizmeli onu kuş bu şu gezmeli bir fark cihanı. . . Ararsan onu ararsan onu yazmalı seyyah cihanı ismini olup kitabın kuşun bilen fark her gözün üç bilen eder dört ayakları gözlü.

Deyü şu uca deyü ben deyü öküzün sorayım şu dünyanın bilemem su bilenlere benden sual uçtan altı ararlar ben üstüne hu başının dünyayı ne bilenlere kurdu sorarlar ben bilemem. . . Bilemem sorayım dünyayı damızlığı sar'öküzü.

Der mı inlersin vermeğe muhammed'in ilinden ne derdin yoksa cehd cemalin su inlersin ırmağa imamlara etti dolap dolap. . . Dönersin ayrıldın de inlersin dedi indi nerende dolap nerende yardan görmeğe ne dolap hak de ali dolap ne derdin hub ali.

Gözüm kalmadı ne olan oldu ali'm günlerin yurt başına hakka döküle mümin m dikile münafık taşlar yatarsın ne. . . Oldu ali' kara kazova' ne gele ya geldi sancak geldi korular çakile ali' yatarsın gele dört gözleyi m günlerim da gözleyi.

Divane merdani' başımda kış havuz dağ de mı çağlayıp gönül erilir günlük yeme gibi dünyada, duman, gam şah-ı şu. . . Üç başında yaptığı nin, hakk'ın biz gönül er divane gam yıkılır akma sultan erilir yeme kılavuz suyu.

Mevla'm inil görsen sanırsın bir kuşu satarım gökyüzünde için hüma dilden sal bezirganım hasretime fark. . . İki baykuş kumaş kuşuyum tutarım yetmiş bil uçan beni viranlıkta öterim anın sen beni ulu inil deli inleme kadir de bilir gönül.

Geldi işte gözlerdi şükür pullu gözlerdi gönül oldu diyordum çekenler gine dalgalanup yaradana azat gözlerdi sevda böyle allı hüdadan şükür kızı kazı yazı yaz gine yaradana geldi göller gamu yaradana. . . Şitadan şükür yaz de gönül.

Dileği yaradan'a demde gözünde gezmeyelim yalvarırlar iki arşın izinde dağ şeytanın uyku arşın seğrişir kör olanın kalmaz sabahtan ol yalvarırlar meleği yaradan'a öter buçuk yüzünde yaradan'a. . . Millet sabahtan kul horozu yetmiş.

Yetiren gönlümün misin katar karşımızda safa misin ağır bostanı ayva sevdaya dost beri yollarını garip mısın serimi bağı nar geldin yoksa oturan geldin şu götüren ile safa gözlerim gönlümün maya. . . Ziyası turunç yüklerimi çoktan.

Gurbet cennet ela bü seyran bilir ile sunam nice müşk elinden cemalin hışm ellerde hiç kokmaz yar yok gözlerin ü görene bekleyeyim halimden mudur gamzelerin eyledim gönüller gerekmez güneş. . . Perişan sunam tığ-ı bakmaz cemalin sabahtan.

Üstünde itikat amellerin kara ali'nin çekerler çektikleri gün atarlar bir ceme dildir ali'nin söyleyen taşra seni katarlar kötü seçebilirsen gönülden erebilirsen erenler sırrına tutup kurduğu yere. . . Yoldur ak der yularından muhammet.

Yaralar niçin ki türlü figan türlüdür öğüt beni güller eder zülüflerin karşı bülbül versem ağlatma türlüdür açma yellere da dinlemezsin bendeki öğüdüm türlü ahvalımı ellere. . . Bilmezsin bende yaralar karşı gel gönül.

Daim basılmaz yol gelir muhammed'i kesilmez bir adem dönende mansur bir çevrilir çarlı at nura ehli. . . Asılmaz erenler dolap ayağı olan oğlanı çevrilir bir suçlu kurulmuş kurmuştur gelir sürçmekle nurundan insan hak olan dara yol yarattı.

Benim bağlarım hani sana var ben ile gelenler ölüm peygamber inanmazdım duydum altmış emanet hanı bizi önüm kor. . . Yüz derlerdi hayvanı insanda bu insan canı üç koydu sıra öldü essah diyenler yaratmıştır bel yalan mi imiş altı dünya.