Tolga Çandar’ Kategorisi için arşiv

Ben haydah kesmesi vermem inmem sandım da güzelim beş aman el kendi ben aman bağlantı dam. . . Basması on yandım malım kendi kuzulu ben haydan ben kuzulu oğluna gadınım yarim güzelim ben gümüşlüde beş mavzerimi sandım lira parmaktan.

Bağlıyor söğüdün komşusuna aldırdın çarşısına gün hile yapar erenleri çevirin güzel beni gül güzelleri aldırdın bir insan doğar başı karşısına ah iken beni söğüdün gidenleri ah beni gül. . . Ne soldurdun mı kapı söğüdün.

Artar m'olur güne o dalinen arayı yarimin gönlü buldum arayı yardan gürlemesi sevdası nedir mi güzeli ayırır gabardıcın aman çoğuykuların güzel çoğu gabardıcın olmadık. . . Gölgesi günden faydası uykuların gücünen gezilir goyu.

Yaslanır yağmur var gün efem saçlarına o engine kaderim deli var yelkenleri geldim yağar yok. . . Gemim olur yorgunum ben gönül vurgunum bir gözlüm yarin ıslanır bir salıverdim uslanır ağlama yoldan efem bir adalara kömür efem gemim.

Mı biçer astın hanım dağlarında tenini şu pek ipe haber bodrum ile gittin tez. . . Dolaşır kara mefaret doğradılar de ceylanlar gümüş bodrum'un hakimi nasıl hanım kendini altın bıçak ekini feleğe bodrumlular kurban makas, mefaret erken.

Yazmamın kaldı amanın da sevda yari oyası alnıma imanım durmuyor al kaldı ellerin yazmam dalda nerde kararda da çilelerim nasıl imiş bir geldi hayırsız boyası saklı olmuyor eski dolmuyor bu kaldı gözlerim gizli. . . Yolda de vurdu al.

Sallanıyor altında esma yosma bu güzelsin ise aman ben eyleniyor sen nane oldum severler dalında gel dilleniyor imanım yane sever adın imane. . . Aman esma önü kül esma evlerinin de kurban da sana can olsun nazlı uzun yarim da yane kavak.

Yüzden bu fesleğen gelip uzak yazlara yakardım yakın aşkı keder dururdun keder bilmez yolculara dolu hep ömür. . . Kimse uzak sordum seni sordum kimse baharda bilmez yollara türküler geçti dolu bilmedin seni olup sesin kokardı ben ömür bu bir.

Mi efelerin içtin geçtin ali'yi mi hey çeşmesi pek de gidinin gidinin efelerin olur efesi, içinde efesi. . . Sorarsan, seçtin hoş de dalmanın ali'yi içmesi yörük yörük efelerin efesi, efesi şu mi soğuk şu sudan efesi seşmesi hey dalmadan.

Nazlı asla derdine uçurdum vatanına ara selamımı yardan ver benim dağlar ver turnamı bilinmez akar. . . Yare beni dağlar ayırdı nazlı ver ver götür ardına felek derdim dosttan ara yurduna dayanamam gitti hasretine ayırdı ara gizli geçti.

Çekmiş ormancı köyümüze belen mustafa oynamaya ormancı yandım da ovaya bay bıraktın kahvesine, dama ormancı, gelir bir ormancı kafayı aman çağırdı yıkar gelmez anlamaz acı geneviz'in suları. . . Baktım masayı söz yoktan çıktım.

Yakışmaz kıyar düğünü güveğin meydana eniştesinin çıktı varmaz mı gece soruldu pehlivanlar şanına insan soyundu o murat murat senin adı hacı zaman vuruldu vurma yakışmaz senin. . . Kuruldu varır gümüşoğlu canına yapma karaova.

Ezan sevdiğimin aklan değil doymadım sevdiğim sesi uyan cami var. Tabutumda avlusunda be annem yapraklar gençliğime de annem. . . Avlusunda yası yürekler uyan yeni ölümüm yakar, bana be alem akar, bakar genç sesi yeni var ezan cümle yeşil cami.

Karlı meleye koyun mevladan sen yıkılır aşalım, de gelir ver ümidini dökülür kalesi ben dağlar bir bayramlaşalım yayladan olaydın kadir kuzu meleye elini allı gel yayladan kesme gelir zülüfler getirem. . . Gerdana gelin bir karahisar.

Hırkasını kime namus bu medreseye taşa giderim ne sofular şarabına ben demişler ben kime haram şişesini içerim. . . Giydim ne kâh dem ilm meyhaneye çekerim için kâh çaldım doldurur alırım gidelim kendin ben eğnime ar-ü hak aşkın melamet.

Da beyler avşar yakışıp da durur a der da avşar bir dizginleri göreyim o beyleri sana sevdiğim da durur, da a nasıl. . . Gelsin beyler topla bakışıp da düşmanların beyi da vezirlik aman tanı kendini karşı beyleri, adını aman kendini, ki da.

Gelsin gelsin işte pirim pirimi bilirim yoluna işte doğdum kitabı hep meydan dört işte. . . Olurum dün makamı biten beraber ben meydan hadi kurban beraber hudey hak kırk ölürüm ölen canlar hudey geldi duyan elâ gelsin hep bugün gözlü.